kebap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kebap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2014 Pazar

Kebap Dünyası - Şekerpınar

Mekan organize sanayilere, bu mevkideki bankacılık üslerine falan yakın ve buraların çalışanlarına hitap ediyor. Müstakil bir yapı ve orta büyüklükte bir yer. Ahşap ve eski görünümlü masa ve sandalyelere de bakılırsa bulunduğu mekanın tecrübelilerinden. Tabi buralar nispeten yeni sanayileşen yerler olduğundan geçmişi 10-15 yılı da aşmaz sanıyorum.

Cağ'dan önce sırayla çorbaları, salatası, yoğurdu, tatlısı ve çayından bahsetmek istiyorum.

Çorba: Kelle-paça, tuzlama, işkembe, mercimek çorbaları var. Hepsi de eli yüzü düzgün çorbalar. Yani canınız bunlardan çekti mi gidilir, içilir, tatmin olunur çıkılır. Ama bunların en iyi örneklerinden değil bunu da belirtmek lazım.

Salata: Gavurdağ salatasını yedim. Salata çok sevmeyen biri olarak "ekşi" deyip geçicem.

Yoğurt: Manda yoğurdu güveçte geliyor ve gerçekten güzel.

Tatlı: Hocam bir tatlı tabağı yapıyorlar, içinde kadayıf dolması (yumuşamış), kabak tatlısı (tahinli) ve kemalpaşa tatlısı var. Bir de ortaya orta kıyılmış fındık ve ceviz tabakları geliyor ki damak tadınıza göre süsleyesiniz. Biz "tatlıların şerbeti" + "tahin" + "fındık/ceviz karışımı"nı beğendik deyim anlayın.

Çay: Son derece normal, ortalama bir çay. Bunu yazıyorum çünkü bazı yerlere sırf çayı için giderim diyorsunuz. İleriki yazılarımda bahsedersem bunda bu kıyas eksik kalmasın dedim.

Şimdi gelelim cağ kebabına. Arkadaşlar maalesef cağ kebabının tadını yoğun karabiber ve soğan kokusundan seçemedim. Bu yüzden bir yorum yapamıcam....deyim anlayın.

Son olarak da fiyattan bahsettikten sonra bir fiyat performans kanaati belirtip toparlıyım. Çorba + salata + yoğurt + 3 şiş cağ + içecek 45 TL civarına patlıyor. Yani hakkaten patlıyor. Bu da fiyat performans oranını oldukça olumsuz yönde etkiliyor maalesef. F/P oranına 10 üzerinden 3 veriyorum. Bu tamamen şahsi bir kanaat tabi. Cağ'dan karabiber ve soğan oranını azaltıp, tatlıları iyileştirirlerse bu oran 6 ya çıkar ama bu fiyatla daha yukarı çıkamaz. 

Not: Başka kebap çeşitleri de var ama cağ'dan sonra (fiyatını da görünce tabi) bir daha gitmek nasip olmadı.

Ondo Dürüm - Alibeyköy


Merhabalar, ağzımızın tadı bozulmasın demekle yetinmeyip, ağzımız tatlansın diyerek lezzetin peşinden koşan çok kıymetli gurme mekan okurları. Bugün sizlerle benim için çok özel bir yere sahip olan bir mekanı tanıştıracağım. Beni tanıyanlara ''yemekfilozofu'nun dilinden düşürmediği 3 mekan neresidir?'' diye sorsanız bu mekanı es geçmeyeceklerinden adım gibi eminim. Hatta onlar şu an bu satırları okurken nereden bahsettiğimi anladılar bile :) evet evet ''Ondo Dürüm''den bahsediyorum.



Sizlere İstanbul'da kebap diyince aklınıza gelmesi elzem olan bu mekanı anlatmaya başlamadan önce beni bu mekanla tanıştıran müdürlerin en gurmesi Kadir Abi'me saygı ve selamlarımı yolluyorum. Bir diğer yandan da bu mekanla tanıştırdığım ve şu an mekanın müdavimi olan onlarca arkadaşımı sevgiyle kucaklıyorum:) ve son olarak ta uyarıyorum!!! Şu an bu yazıyı okuyan ve bu mekanı bilmeyip ilk kez deneyecek sevgili okurlarım; mekan yüksek miktarda bağımlılık yapar :))



Bu iddialı girişin ardından gelelim her yıl gördüğü ilgi nedeniyle mekanı biraz daha büyüten ve bu gidişin doğru orantılı olacağını düşünürsek, 10 yıl sonra İstanbul'un ilk kebap apartmanı olarak nam salacak, Alibeyköy'ün güzide kebapçısı Ondo Dürüm'e.


Öncelikle haftanın hangi günü hangi saatte giderseniz gidin, kapıdan girişinize birlikte büyük bir kalabalıkla karşılaşacağınızı bilmenizi isterim ama bu kalabalığa rağmen sizi girişte mekan sahipleri harika bir güleryüzle karşılıyor. (Yaklaşık 20 kere gitmişimdir, istisnası mevcut değildir.) İçinizi ısıtan bu girişin ardından masanıza kurulduğunuzda sipariş olarak ne vereceğim diye sorarsanız ilk gidenler için açlık durumunuza göre 1 ya da 1,5 karışık söylemenizi tavsiye ederim. Çünkü mekanın tüm ürünleri o kadar lezzetli ki ilk olarak hepsinden tadarak hangisinin favoriniz olacağına sizin karar vermenizi istiyorum. Benim tavsiyeme gelince; tavuk şiş istisnasız İstanbul'un en iyisi. Hadi canım abartıyorsun. Tavuk işte ne kadar iyi olabilir? dediğinizi duyar gibiyim. Hodri meydan!! Tamamen but etinden, özel bir sosla hazırlanan tavuk şişin lokum kıvamındaki efsane lezzeti bence tartışılmaz.

Kesinlikle denemelisiniz. Çöp şiş bağımlısı ondocular sözüm size!! Hala denemediyseniz aklınızı başınıza devşirin :) çöp şiş demişken, mekanın diğer lezzetli ızgaraları ise tabii ki çöp şiş ve ciğer şiş. Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu mekanın tüm yemekleri kesinlikle kalbur üstüdür.

Gelelim mekanın üzerinde durmamız gereken ikinci noktasına. Tabii ki ikramlar. Kebaplardan hemen önce gelen ezme salata, yeşillik, çiğ soğan salatası ve ve ve ve ve (evet geliyor, o geliyor, masanın vazgeçilmezi geliyor...ondocuların gözlerinin parladığını görür gibiyim:)) soslu pişmiş soğan (pişmiş biber ve domatesler servis edilir.) yanda resmini gördüğünüz bu ikram her ne kadar yan rol gibi görünse de masanın aktörlerinden. Soğanı sevmeyen bir çok arkadaşımın bu soğanı nasıl bayılarak yediğini hatırlıyorum da... Siz de onlardansanız eller yukarı!!! Korkarım artık soğan yiyeceksiniz :) Özetlemek gerekirse bu ikramlar memleketim Adana'yı aratmayacak cinsten.


Ohh doyduk çok şükür diyip, hesabı mı istiyorsun? Etmee!!! Bu mekandan tatlı yemeden kalkmayı mı düşüyorsun? Etmee!!! Kabul edelim iyi yedik deyip tatlıya yer kalmadığını mı düşünüyorsun?? Düşünme!!! Söyle bir TRİLEÇE...Çünkü Balkanların o meşhur tatlısını İstanbul'da en iyi yapan yerdesin. Daha önce Fatih'deki Baltepe Pastanesinde,  Mecidiyeköy'deki Balbadem pastanesinde ya da süleymaniyedeki kuru fasulyecilerde yedim ben bunu mu diyorsun? Unut onları... Çünkü trileçenin mekanı burası(mekanda spesiyal tatlı olarak da bilinir).


 Süt ve karamelin inanılmaz uyumu, muhteşem hafifliği ile 3 farklı süt kullanılarak yapılan bu müthiş Balkan tatlısını denemden geçmeyin...Ama sırf hesabı başkası ödeyecek diye ikinci tatlıyı da söylemeyin!! Hesabı ödeyen kişi bu lezzetin farkında değilse ayıp olur:))


Uzun lafın kısası dostlar, İstanbul da kebap türevlerini yiyebileceğiniz fiyat/performans oranı en yüksek olan mekan ONDO DÜRÜM, tüm kebap severlere armağan olsun :) ne mutlu et severim diyene!!! - YemekFilozofu

Ne Yenir: tavuk şiş, çöp şiş, karışık kebap, trileçe

Fiyat: 9
Lezzet: 10
Servis: 9
Genel Değerlendirme: 10
F/P: 10


Adres:Karadolap Mh, Çırçır Cd, Gazi Sk, No:32 
Alibeyköy-Eyüp / İSTANBUL
http://ondodurum.com/index.php
tel: 0 212 427 05 05

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Urfadan Kebap - Kağıthane


Günlerden bir gün, 3 kafadar bayan toplanmış, birbirlerini ara ara yemeğe davet etmeye karar vermiş. Gel zaman git zaman olay ciddileşmiş ve davetler başlamış. Bir süre birbirlerine yemeğe giden bayanlar yanlarına eşlerini de katmış. Yine bu davetlerden birinde Makedonya usulü güveçte kuru fasulye yerken, (tadı halen damağımda) içlerinden damak zevkine en düşkün olan biri atılır ve “Urfa’dan da kebap yiyelim” der.
İşte böyle bir gelişimi oldu Urfa’dan a yemeğe gidişimizin. Urfa’dan Kebap, adından da anlaşıldığı üzere, kebap ağırlıklı yemek çeşitlerini sunan bir restoran. Kısa sayılabilecek bir sürede büyük adımlar atıp, yerini ve lezzetini büyüten Urfa’dan, brunch (geç kalınmış kahvaltı) hizmeti de vermekte. Kağıthane’de bulunan mekanın açık havada yemek yeme şansı sunması artıları arasına alınabilir. Ne var açık havada yemek yemekte diyorsanız,buradaki resimlere bakmanızı öneririm, kelimeleri boşa harcamaya gerek yok :)
Neyse, mekanın tarihçesini geçelim. Mekanın önüne geldiğinizde, eğer aracınız varsa tek yapmanız gerek aracın frenine basıp durmak ve mekana girmek. Mekan önünde durduğunuz anda etrafınız sarılıyor ve “teslim ol” çağrısını duyuyorsunuz. Telaşa gerek olmadığını söyleyebilirim :) Araçtan iniyorsunuz. Park endişesi duymadan mekanın kapısından içeriye giriyorsunuz. Masaya gidene kadar “hoş bulduk” kelimesinden bıkabileceğiniz uyarısını yapmalıyım. Gerçi bu ekstra karşılamanın farklı bir nedeni olabileceğini düşünüyorum ama orası bende kalsın :)

Menü gelmedi :( Çünkü davetlisi olduğumuz dostumuza bıraktık seçimi. Zaten 10 dk. sonra gördüğümüz manzara karşısında ne kadar doğru seçim yaptığımızı anladık. Ana yemeğimiz gelene kadar, türlü türlü mezelerle karnımızı doyurma eşiğine geldik. Ancak her zaman yemek için yerimiz vardır mantığıyla yemeği beklemeye devam ettik. Bu noktada servis hızının oldukça iyi ve kaliteli olduğunu belirtmeliyim. Sipariş alınması, masanın donatılması, mezelerin gelmesi ve ana yemek servisi toplamda 15 dk sürdü. Buda gayet uygun bir süre zannımca.

Ve beklenen an geldi. Ortasından alevli şekilde gelen bu basit manada karışık kebap olarak tanımlayabileceğimiz yemek, Urfa’dan kebabın özel ürünü diyebiliriz. Direk olarak mutfaktan aldığımız bilgilere göre, şişlerin boğum sayısı, normal yerlerde yapılan şişlerden 4-5 boğum daha fazla atılan boğumlar sayesinde bir porsiyon şiş ile bir kişi rahat doyabilir. Tepsideki tüm ürünler standardın üzerinde olmakla birlikte, patlıcan kebabı en fazla beğendiğim üründü diyebilirim. Bu arada o tepsiyi 3 bay, 3 bayan ve 2 küçük çocuk ancak bitirebildik.


Biraz değerlendirme yapalım bir yandanda. Girişte olumlu karşılama beni gayet memnun etti. Mekanın dizaynı, büyüklüğü ve ferahlığı oldukça iyi. Tavan seviyesinin yüksekliğinin fazla oluşu,ayrıca ferahlık katmakta. İlk görünüşte temiz olarak göze çarpan mekan, detaylı şekilde bakıldığında da yanlış olmadığını göstermekte. Servisin hızının iyi olduğunu söylemiştim. Hızla paralel olarak yemek sıcaklığı kesinlikle yerindeydi. Yemek sonrası gelen künefe ve meyve servisi, kebap dışında pek detay vermek istemediğimden gölgede kaldı. Künefe standartların bir tık üzerindeydi. Dondurmalı servis edildiğinde lezzeti çok daha iyi oluyor.
Mekanın en önemli yönü, lezzet ve güleryüz. Olumsuz yönünü görmedim :) Kebap yenilecek iyi yerlerden bir tanesi diyebilirim. Gittim, yedim, doydum, tavsiye ederim. Afiyet olsun…
Adres: Merkez Mahallesi Osmanpaşa Caddesi No:1 Kağıthane – İstanbul

4 Mart 2013 Pazartesi

Kilisli Kebapçı Ali Usta - Kapalıçarşı


Ününü duyduğumuz mekana 6 kişilik bir yiyici ekiple  öğle yemeği için çıkarma yaptık. Kapalıçarşıda bulunan mekan biraz küçük. İçerde 4-5 masalık yeri var. ama genelde sakin, yer bulma konusunda sorun yaşanmıyor. adındanda anlaşılacağı üzere menü tamamen kebap üzerine. Tavuk şiş, et şiş, adana, urfa, mardin(halep işi)... kebaplarının hepsi güzel. Ben özellikle mardin kebabını çok beğendim, diğer kebapları ne kadar güzel olsa da açık ara favorim. Yemek yanında salata servisi var, salataları bol baharatlı ve bol nar ekşili. kebabı yanında bulgur pilavı ile servis ediyorlar. Tatlı olarakta künefeleri fena değil. Diğer künefelerden farklı olarak tarçında katıyorlar. Bazıları beğenmeyebilir, benim hoşuma gitti. Fiyat olarakta uygun sayılır. bir buçuk kebap, salata, künefe ve içecek yaklaşık 25 TL. Bir çok yere göre lezzet fiyat karşılaştırması yapıldığında gayet makul. kesinlike tavsiye edeceğim bir mekan mardin kebaplarını mutlaka deneyin.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Uzunlar Kebap - Pendik

İlk ve son defa bu kadar net ve kısa yazacağım. Istanbul'da yiyebileceğiniz en iyi dürüm ve kebapların olduğu yer. Ayran da on numara !

Aynen bu adamlarım dediği gibi yapacağım ve sizlere "Uzunlar, adrese gerek yok herkes bilir"* diyeceğim.

*: Mönülerinde ve ıslak mendil poşetlerinin üzerinden aynen böyle yazıyor.

 Benim mönüm: Çift lavaşlı urfa, çift lavaşlı urfa, çift lavaşlı urfa ve ayran.

(Şimdi merak ettim de baktım, internet siteleri de mevcut, buyrun inceleyin: http://www.uzunlarkebap.com.tr/)


Afiyet olsun ! 

9 Ağustos 2012 Perşembe

Çavuşoğlu Lahmacun - Laleli

Gaziantepli Çavuşoğlu bir kaç Gurme Mekan yazarının konuşmalarımızda defalarca dile getirdiği, ve lahmacun konusunda bir numara olduğu söylenen bir lokantaydı. Yakın bir yere işim düşünce yapılan bunca reklamdan sonra uğramamak ayıp olur dedim ve iftar için Çavuşoğlu'nun yolunu tuttum. Ulaşımının çok kolay olması ilk avantajlarından birisi. Hoşuma giden bir diğer nokta ise ramazan sebebiyle neredeyse her lokanta "fix menü" adı altında aynı yemekleri normalden daha pahalı bir şekilde satarken Çavuşoğlu'nda fix menü zorunluluğu yok. İster üst katta fix menülerden birini seçer isterseniz de alt katta tamamen özgür bir şekilde istediğinizden istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Ben de gereksiz maliyet ve fazla yemekten kurtulmak için alt katta yemek yemeyi seçtim. Menüde kebaptan iskendere bir çok farklı seçenek olsa da baştan lahmacun yeme niyeti ile gittiğim için siparişim de bu yönde oldu. 

İftara 3-4 dakika kala da siparişlerim masada yerini aldı. Açıkçası lahmacunlar beklediğimden daha ufak çıktılar. Ayrıca fotoğrafta da görülebileceği gibi lahmacunların kenarları biraz yanmıştı. Bu durum lezzet ve performansı biraz düşürse de yanık olmayan kısımlar tam olması gerektiği gibiydi, ne çıtır çıtır ne de çok yumuşak. İç malzemesi de yeterli seviyede. Baharat, kıyma , domates, biber oranları olması gerektiği gibi. Hoşuma gitmeyen tek nokta ise lahmacunun yanında içine koymak için sadece maydanoz servis edilmesi. Bunun dışında salata isteyecek olsanız bile lahmacun içine koymak için uygun salata türü yok. Lahmacunun içi illa boş kalmasın derseniz mısırlı salatalıklı biberli bir salata geliyor ve lahmacuna yakıştığı pek söylenemez. Lahmacun sonrasında yine çok tavsiye edildiği için tatlıyı da Çavuşoğlu'nda yemeye karar verdim, ancak tatlıların neredeyse hepsi tükendiği için normalde çok tercih etmediğim baklavaya kaldım. Gönülsüz olarak sipariş etmiş olsam da daha ilk lokmada bu gönülsüzlüğüm kayboldu. Ve artık Çavuşoğlu dendiğinde aklıma  gelecek ilk yiyecek lahmacun değil baklava olacaktı. Lokantanın ikramı olan çay ile Çavuşoğlu Lahmacuncusundan memnun bir şekilde ayrıldım. 
Özetlemek gerekirse Lahmacunları lezzet olarak en iyi bir kaç Lahmacundan biri diyebilirim. Ancak tanesi 4 TL olan ve boyut olarak da ortalamanın biraz altında kalan lahmacunlar Çavuşoğlu'na "En İyi" dememe engel oluyor. Ancak baklavaları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, belki de şimdiye kadar yediğim en iyi baklavaydı. Fırsatı olanların denemesi tavsiyemdir.

3 Ağustos 2012 Cuma

Küçük Çamlıca Köşkü - Üsküdar


Üyesi bulunduğum bir derneğin iftar organizasyonu için gittiğim Küçük Çamlıca Köşkü Küçük Çamlıca tepesinin en üstünde bulunan ve harika manzarası ile dikkat çeken bir yer. Köşe ulaşmak için Küçük Çamlıca korusu içerisinde bulunan yoldan tepeye ulaşmanız gerekiyor, kendi arabanız var ise sorun yok ama yaya iseniz bir taksiye binmenizi tavsiye ederim çünkü yol oldukça dik ve pek kısa olduğu da söylenemez. Tepeye ulaştığınızda ise Küçük Çamlıca Köşkü sizi karşılıyor. Havanın güzelliği sebebiyle tüm masalar açık mekana yerleştirilmiş, ve köşkün tepede olması sebebiyle sürekli esen rüzgar size İstanbulun nemli ve sıcak havasını hiç hissettirmiyor.
Mekan ve manzara olarak benden tam puan almayı başaran Küçük Çamlıca Köşkünde sıra geliyor yemeklere. Masada herkes için ayrı ayrı salata, tatlı ve yemek aralarında atıştırmak için peynir, zeytin, pastırma gibi ıvır zıvırlar önceden yerleştirilmiş. Ezandan bir kaç dakikan önce de çorbalar geliyor. Yoğun kalabalığa rağmen hizmet memnun edici seviyede. Eksik bir şey kaldıysa söylediğinizde en hızlı şekilde getiriyorlar. Çorbanın ardından su böreği geliyor, lezzet olarak başarılı olduğunu söyleyebilirim, hatta isterseniz fazladan da veriyorlar. Biraz bekleyişin ardından ana yemek de geliyor; sebezeli mantar soslu biftek ve yanında pilav. Soslu biftek tam kararında pişirilmiş, ne kurumuş ne de çiğ kalmış. Sosun da ete çok yakıştığını belirteyim. Yemeğin ardından da termoslar ile çay servisi başlıyor. Zaten önceden masaya konmuş olarak güllaç da yeterli seviyede. Yani masadan memnun kalkıyorum. Tabii bunun bir sebebi de dernek iftarı olduğu için yemeğe para ödememem. Normalde Küçük Çamlıca Köşkünde iftar menüsü 47,5 TL. Fiyat mekan ve manzara sebebiyle şişirilmiş olsa da bence çok. Ama Ramazan ertesi yemek için ya da cafe kısmında oturmak için gidilebilecek mekanlardan bir tanesi. Yani genel anlamda Küçük Çamlıca Köşkünü tavsiye ediyorum.

Fethipaşa Sosyal Tesisleri - Üsküdar

İstanbulun en güzel mekanlarından birisi olduğunu düşündüğüm Fethipaşa Sosyal Tesislerine bugüne kadar sayısız defa gitmişimdir. Şehir merkezinde olmasına rağmen yeşilliğin içinde kalan tesis Büyükşehir Belediyesi tarafından işletildiği için fiyatları da oldukça uygun. Restaurant kısmında bir çok farklı yemek servis edilirken cafe kısmında ise bir çok içecek türü ve daha hafif yiyecekler servis ediliyor. Cafe kısmının self servis olması sebebiyle ne ne zaman kalkacaksınız dercesine size bakan ne de sık sık masaya gelip "başka bir şey ister misiniz?" diye
soran garsonlar var. İsterseniz arkadaşlarınızla rahat rahat muhabbet edebileceğiniz bir ortam olarak isterseniz de tek başınıza kafa dinleyip kitap okuyacağınız bir yer olarak görebilirsiniz Fethipaşa Korusunu. Ulaşımı da oldukça kolay. Üsküdar - Boğaz Köprüsü arası hattında giden tüm otobüsler ve daha bir çok mimibüs Fethipaşa Korusunun önünden geçiyor. Bir kaç dakikalık bir tırmanışla da tesislere ulaşabiliyorsunuz. Tesislerin tek eksi yanı muhteşem bir manzara potansiyeline sahip olmasına rağmen ağaçlar yüzünden Boğaz'ın pek görünmemesi (Yeşil her zaman iyi midir acaba). Sonuç olarak
Fethipaşa Sosyal Tesisleri kesinlikle tavsiye ettiğim mekanlardan bir diğeri.


Asmalı Edessa Kebap - Fatih

Şirket iftarı için gittiğimiz Asmalı Edessa Kebap baştan yaptığımız pazarlık sonucu fix menüyü kişi başı 30 liradan verdi. En ucuz yerin bile Ramazanda fiks menüyü 25 liradan verdiği bir ortamda Horhordaki bir kebapçıdan 30 lira fiyat almak bir yandan bizi sevindirirken bir yandan da daha önce hiç gitmediğimiz ve internette de hakkında hiç bilgi bulamadığımız bir mekan olduğu için bazı ön yargılarla gitmemize sebep oldu. Havanın sıcaklığı sebebiyle tüm masaları kaldırımlara ve sokağa kurulmuş ve dükkanın içi bomboştu. İftarı serin bir havada yapmak oldukça güzel olsa da yoldan gelen geçenin ve imkanı olmayanları bakışları altında yemek yemekten oldum olası hiç hoşlanmamışımdır. Ezme, çiğ köfte ve bir kaç çeşit salata önceden masaya konmuş, bunları hem lezzet hem de miktar olarak pek yeterli bulmadım. Ezanla birlikte çorbalar ve hemen ardından da içli köfteler geldi. Tatları vasatın üstünde olan bu ikiliden sonra uzun bir bekleyişin ardından kebaplar servis edilmeye başladı. Ancak herkese ayrı ayrı servis beklerken kebapların toplu şekilde ortaya gelmesi "mekandan memnun kaldık mı kalmadık mı?" kararını vermeye çalışan bize cevabı net şekilde gösterdi. Karışık kebap adı altında servis edilen kebabın büyük kısmının tavuk olması da memnuniyetsizliğimizin artmasındaki bir diğer etken oldu. Kişi başında düşen kebabın yetersiz kalması da, sonradan ek yapılsa da, bir diğer eksi noktaydı. Yemeğimiz künefe ve çay servisi ile son buldu. Menü dahilinde vasatı aşabilen tek yiyecek ise künefeydi ama Asmalı Edessa Kebap ile ilgili görüşlerimi değiştirmeye yetmedi. Servis yavaşlığı ve mekanın iç kısmının yeterince temiz olmaması da cabası. Uzun lafın kısası ramazan ortalamasına göre fiyatı iyi olsa da buraya gitmek yerine başka mekanları araştırmanızı tavsiye ederim. 

27 Temmuz 2012 Cuma

Adonis Kebap - Beykoz

Bu sefer de kameralarımızı Beykoz'a çeviriyoruz. Mekanımızın ismi Adonis Kebap, tam olarak Beykoz Vapur İskelesi'nin orada. Gayet küçük fakat gayet lezzetli bir kebapçı. Klasik olan bütün kebaplar mevcut. En güzeli ise bence El Kıyması Adana Kebabı. Dürüm olarak da porsiyon olarak da çok güzel ! Fiyatları ortalamanın bir tık üstü belki ama lezzetine doyum olmaz diye iddia ediyorum. Kuzu şişini de tavsiye ederim. Oradaki ablamız, ilk gittiğimizde etlerin erkek kuzu etinden olduğunu söylemişti. Mezeler de çok güzel, acılı acısız.. Bir şey daha söyleyeyim. Dürümü dürüm yapan lavaş ekmeğidir. Tekli de isteseniz, çiftli de isteseniz lavaşın kalitesi çok önemlidir. İşte Adonis Kebap'ta lavaş ekmekleri çoğu yerde bulamayacağınız gibi güzel ve kaliteli. Eğer Beykoz taraflarındaysanız, mutlaka uğrayın derim. Çorba olarak ben 4 kere gittim, hepsinde mercimek çorbası vardı. Masaüstünde duran camekan altına iliştirilmiş listede çorba isimleri yok. Dürüm ve Kebaplar var. İsterseniz ortaya karışık söyleyin, özellikle de iki kişiyseniz ve sakın "ulan şunu sona bırakayım-ama yok yok sona bırakana kadar ya o yerse" gibi dahili kavgalar yaşamayın =)

Benim mönüm: Kuzu şiş porsiyon, üzerine Adana Kebap Dürüm ve Ayran..

Yakınlardaysanız size sipariş numarasını da vereyim: 0216 323 09 19

Afiyet olsun !!

22 Temmuz 2012 Pazar

Dürümcü Bekir Usta - Bursa

Bursa’da birkaç şubesi olan Dürümcü Bekir Usta’nın müdaivimi olduğum şubesi Çekirge Meydanı’nda yer alıyor. İki katlı, hem açık hem kapalı alanda yemek yemenize imkan sağlayan mekanın gece geç saatlere kadar hatta sabaha kadar açık olması sayesinde gece yarısı karnınızın kazınması durumunda açlığınızı giderecek ideal bir mekan.

Bursa’ya dürümü ilk tanıtan Dürümcü Bekir Usta, Urfa-Adana kebaplarının yanısıra tavuk şiş, kuzu şiş, kokoreç gibi çeşitler de sunuyor. Mekana ilk girdiğinizde ustaların ve garsonların tipinden ve şivesinden ‘bu adamlar bu işi iyi yapar’ diyorsunuz. Garsonların size yaklaşımı da sanki mekanın kırk yıllık müşterisiymişsiniz gibi yakın ve samimi. Siparişlerinizi verdikten sonra ilk olarak mezeler geliyor ki hafif acımsı bu mezeler dürümle çok iyi gidiyor. Burada benim tercihim urfa dürüm ve ayran. Dürümün içini kebabın lezzetini örtecek şeylerle doldurmamışlar, yalnızca kıvırcık ve domates. Bana göre bir dürümü asıl güzel yapan şey lavaşı... Izgaraya bandırılarak kokusunu çekmiş, yağlı, hafif yanık ve çıtır lavaşı içindeki kebap işe birleşince gerçek dürüm lezzeti ortaya çıkıyor.
Dürümün boyut olarak çok fazla büyük olmaması ve lezzetine doyamamanız nedeniyle ikinciyi de isteyebilirsiniz, ancak bu tür ağır yiyeceklerde fazla aşırıya kaçmamanızı öneririm. Tatlı olarak yalnızca künefe bulunuyor. Canınız çok tatlı çektiyse tercih edilebilir, ancak ortalamanın çok üstünde olduğunu söyleyemem.
Dürüm fiyatları 5-6,5 TL arası değişiyor. Bu yüzden her kesime uygun denilebilir. İster atıştırmalık, ister tıka basa yiyebileceğiniz ve muhabbete uygun mekanı olan Dürümcü Bekir Usta’ya kalabalık bir arkadaş grubuyla gitmenizi tavsiye ederim.

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Urfam Sur Ocakbaşı - Mecidiyeköy

Daha önceleri de gitmiş olduğumuz Urfam Sur'a bu sefer hakkında bir yazı yazmak için aklımızdaki bilgileri tazelemek üzere gittik. Öğle saatlerindeki aşırı yoğunluğu bildiğimizden gitmeden önce telefonla yer ayırtmayı da ihmal etmedik. Ancak bu bile fayda etmedi, gittiğimizde uzun süre masaların boşalmasını beklemek zorunda kaldık. Siparişlerimizi verdik ve yemekler gelene kadar bizleri oyalayacak olan lavaş, baharatlı ekmek, ezme ve közlenmiş patlıcan servis edildi. Bu gelenlerin hepsinin oldukça güzel olduğundan emin olabilirsiniz, hatta eğer kendinize hakim olmazsanız daha ana yemek gelmeden doyacağınızdan şüpheniz olmasın. Ben bu gidişimde tavuk kanat yemeyi tercih ettim, ancak Urfam Sur'da her türlü kebabı bulmak mümkün ve arkadaşların yorumlarına göre diğer kebaplar da lezzet olarak yeterli seviyede. Tabak içeriği de zengin denilebilir. 7-8 adet kanat yanında bulgur pilavı, yeşillik, sumaklı soğan, közlenmiş domates ve lavaş ile servis ediliyor. 
Size tavsiyem bulgur pilavını bitirmeye kalkmayın ve o güzel lavaşlar ve baharatlı ekmek eşliğinde yemeğe devam edin. Urfam Sur Ocakbaşı lezzet olarak ortalamanın üzerinde, verdiklerinin karşlığında aldıkları ücret olan 9,5 TL'yi de hakettiklerini düşünüyorum. Bu ücret karşılığında tıka basa doyacağınıza emin olabilirsiniz.

26 Haziran 2012 Salı

Mekan Çınaraltı - Üsküdar

Uzun süre "Çınaraltı" olan adını Çengelköydeki adaşıyla yaşadığı karışıklıklar sonucunda "Mekan Çınaraltı" olarak değiştiren cafe, Üsküdar Meydanının hemen yanında Valide Sultan Camii'nin karşısında bulunuyor. Geçmiş yıllarda bir kaç masa ve tabureden oluşam mekan yıllar geçtikçe popülerliğini ve buna bağlı olarak da kapasitesini arttırmıştır. Veysel ve Azad kardeşler tarafından işletilmesine rağmen iki kardeşi aynı anda burada görmeniz mümkün değildir, nöbet usülü bir süre biri bir süre diğeri bulunur. Boğaziçi Tarih mezunu olan Azad Bey'in mekanda Coca Cola satması için kendisine baskı yapan pazarlamacıyı açık bir şekilde kovması buradaki sayısız hatıramdan sadece biridir.
Ufak bir çay bahçesini andıran cafe'nin iç mekanı bulunmaması en büyük eksisidir, rüzgarı kesmesi için etrafı brandalarla kapatılan Çınaraltı'nın bu sayede yarı kapalı bir alana sahip olduğu söylenebilir. Cafe olmasının yanısıra bir çok dürüm çeşidi de menü dahilindedir. Özellikle çöp şiş ve adana'sını tavsiye ederim. Tek eksi tarafı bir dürümün sizi kesmeyecek olması. Merkezi konumu ve kolay ulaşımı sebebiyle en azından bir çay içmek için ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.

Tavacı Recep Usta - Etiler

"Eğer yemeğe 30 liradan fazla vereceksen gideceğin yer Tavacı Recep olmalı" sözlerini defalarca duyduktan sonra sonunda Recep Ustaya gitme fırsatı buldum. Bahçede yeme imkanı da veren güzel bir mekan. Süs havuzunun hemen yanındaki bir masaya yerleşip sac kavurma siparişimizi verdikten sonra beklemeye başladık. Bekleme süresince bize eşlik edecek olan acılı ezme, salata, içli köfte ve patlıcan dolması hemen servis edildi, yanında da bakır bir tas içinde ayran ve içmek için kepçe. Tek tek bahsetmek gerekirse, masanın güzelliğinden dolayı salatayı yemek pek aklımıza gelmedi, yemek bittiğinde yarısından azı yenmişti. 
Acılı ezme ise menünün en zayıf halkasıydı diyebilirim. Çok daha basit kebapçılarda bile daha güzel ezmeler yemek mümkün. Patlıcan dolmasıyla aram pek iyi olmadığı için yorum yapamayacağım ama içli köftelerinin altını çizmek istiyorum. Hayatımda yediğim en iyi içli köfte olduğunu belirtmem gerekiyor. Sac kavurmayı merakla bekliyor olmasaydım karnımı içli köfte ile doyurabilirdim. 15-20 dakikalık bir beklemeden sonra sac kavurmalar da masamıza geliyor (Bu arada itiraf etmeliyim ki bahsettiğim ıvır zıvırlardan o kadar çok yemişim ki şimdiden doyduğum söylenebilir). Soğumaması için üstü pide ile kapatılmış, et miktarı ise oldukça yeterli görünüyor. Tadı ise gerçekten çok iyi. Bu arada bir tavsiyede bulunayım, kavurmayı yerken yanındaki sebzeleri yemeyi ve suyuna pide banmayı unutmayın, hepsi birlikte yendiğinde tat zirveye ulaşıyor. Kavurmaların yendiği süreye masaya hakim olan sessizlik yavaş yavaş yerini tekrar yorumlara bıraktı. Bu sırada çay ve tatlı servisi de hemen yapıldı. Tatlı tabağında irmik helvası, bir adet baklava ve bir top dondurma bulunuyor. Ancak sac kavurma sonrası yükselen beklentimizin altında kaldı bence tatlı, böyle bir mekandan daha güzel tatlılar beklerdim açıkçası. Toparlayacak olursak tat olarak beni oldukça memnun eden bir öğün oldu, ancak bu menüye kişi başı 40 TL ödemek bana çok geldi. Gerçi şu ana kadar yediğim hiç bir yemeğin 40 TL etmeyeceğini düşünen biri olarak sizin de en azından bir kere denemenizi ve kendi kararınızı vermenizi tavsiye ediyorum.

22 Haziran 2012 Cuma

Urfam Sur Ocakbaşı - Mecidiyeköy

Geyiğe giriş: Sevgili konstantiniye halkı, kaç savaş, kaç darbe gördük lan! Gelen kuşattı giden yağmaladı anasını satayım. Her gelen vurdu güzelim surlara. Surları çıkarsan çıplak kalır lan bu şehir. Yeminle edebiyat parçalama peşinde değilim bak. Mekanın adı sur olunca, insan düşünmeden edemiyor. Sahi adında sur geçen ne çok kebapçı var yaa? Sanırsın başka isim kalmamış... Sur demişken aklıma lenistırların surları geldi. Onlarda çok hayvani harbiden. Orası lenistırların şehri değil miydi yoksa? Heriflerin yeri yurdu belli değil. Bu lenistır gavatlarını seven var mıdır acaba? Oğlum bu adamlar nasıl mahluklar lan öyle? Ne anaları kaldı ne bacıları… Tövbe tövbe. Heriflerde ar, namus, ahlak hak getire. Hele bi de şu peçeteci pitir beyliş var. Abi adam midemi kaldırıyo resmen. Hep pis iş peşinde şerefsiz oğlu şerefsiz. Leydi starka bakın hizaya gelin lan. Konudan koptum lenistır hayvanları yüzünden; özür diliyorum.
Gelişme: He konumuz neydi? Urfam Sur Ocakbaşı. Gülbağda uzun süredir gittiğim ufak bi kebapçı burası. Ufak dediğime bakmayın, kaldırıma attıkları masalarla kapasitelerini on masanın üzerine çıkarıyorlar. Öğlenleri bi kavga bi curcuna ki sormayın. Kaldırımı kullanan semt ahalisi yemek yiyenlere söve söve geçmese çok da sıkıntı yok aslında. Ne yalan söyleyeyim benim mahallemde kaldırıma bu kadar masa koysalar ben de caz yaparım. Standardı üç aşa beş yukarı her mevsim aynı. Açıkçası ben genelde kanat yiyorum. Kanat dışında adana, urfa, ciğer, şiş gibi alternatifler mevcut. Ezmeleri ve patlıcan salataları gayet yeterli. Ekmeğe dayananlardansınız doymadan kalmanız imkansız. Mekanın kötü yönü ise özellikle öğlenleri aşırı kalabalık olması. Ulan yer ayırtsan bile ayakta sıra bekliyosun. Zaten öğle arası bi saat… Neyse işte hacılar, eyletmen beni; söyletmen beni; ağlatman beni aynalar aynalar…

Sonuç: Gelelim tatlıya. Künefe severler mekanın sunduğu orta düzey künefeye takılabilir. “Hatay’dan aşa künefe yemem” modundaki arkadaşlara yandaki tatlıcıdan peynirli irmik tatlısı tavsiye ederim. Tatlının üstüne dondurma istemeyi ihmal etmeyin sakın. Sağlıcakla tıkının gençler.

Urfam Sur Ocakbaşı - Mecidiyeköy

Sıcak bir haziran günü vardığımızda mekan ağzına kadar doluydu. Hadi başka  yere gidelim derken dolu masalara  servis yapılan tavuk kanat, adana, mezeler ve biberli ekmek irademizi alt üst etti. Beklemeye değerdi… Değdi de… Lezzet avcıları yolunuz  Mecidiyeköy Profilo taraflarına düşerse Urfam Sur Ocakbaşına bir uğrayıverin…Tamam yer biraz salaş…Ama gerçek lezzetler salaş mekanlarda oluyor şu güzel yurdumda… Ha bu arada yandaki tatlıcıdan bir de dondurmalı peynir tatlısı yemeyi ihmal etmeyin..


21 Haziran 2012 Perşembe

Urfam Sur Ocakbaşı - Mecidiyeköy


 

Profilo alışveriş merkezine yakın konumdaki mekan kebap yemek için öğle arasında en sık gittiğimiz yerdir. Öncesinde arayıp yer ayırttığımız halde hep yer boşalmasını beklediğimiz, yemek yemeden de ayrılmadığımız mekandır. Şimdiye kadar tavuk kanat, adana, ve çöp şişlerini denedim. Hepsindende memnun kaldım ancak aralarından favorimi seçecek olursam tavuk kanatları olur.
Ne kadar yoğun olsada yemekleri çok hızlı hazırlıyorlar. Yemek öncesinde ezme ve patlıcan salatası(en az yemek kadar beğendiğimiz) servis ediliyor lavaş ve baharatlı ekmekle  birlikte. Mekan küçük ve salaş, yer bulmak zor özellikle 12-14 arası saatlerde. Servis, lezzet, fiyat, performansı açısından mecidiyeköy civarında ender memnun kalacağınız yerlerdendir. Tavuk kanat fiyatı : 9.5 TL, adana : 9.5 TL çöp şiş: 12 TL

19 Haziran 2012 Salı

Şirin Et Lokantası - Kütahya




Yahu bazı tatların tarifi çok zor; ben de zora gelemem. Kendimi yormama gerek yok, resimlere bakın lezzetini tahmin edersiniz artık. Eğer İstanbul’dan çıkıp Antalya’ya yada Afyon’a falan gidiyorsanız, Kütahya’ya varmadan yolun solunda  kalan Şirin’e uğramadan geçmeyin. Pirzolaları, köfteleri, ciğerleri ve tabi ki de sucukları, sağlığınıza zeval getirmeden midenize indirin. (Et seçimi yaparken dana ürünlerinden çok kuzu tarafına takılın derim) Ekmekleri, salataları, tatlıları… hepsi de harika. Tatlılardan kaymaklı ekmek kadayıfını yemeden mekandan ayrılmayın sakın. (kaymak gerçek kaymak. Sıkıntı yok J) Mevsimine göre kabak tatlısı da tercih edilebilir. 
Velhasıl yolda karnınızı doyurmak için güzel bir nokta. Denemeden geçmeyin derim.

14 Haziran 2012 Perşembe

Öz Kilis Kebap ve Lahmacun Salonu - Fatih



Bu mekan Fatih Hırka-i Şerif ‘te. Fevzi Paşa Caddesi’nin hemen arka sokağında. Kilis usulü kebap ve yöresel yemekler yapan küçük salaş bir kebapçı. Geçmiş yıllarda TV de çıkan yemek lezzeti programlarından birinde bu mekanı tanıttılar. Ondan sonra namları yayıldı yemek yemek için ayakta sıraya giriyorsunuz. Adamların müşteriye kendilerini beğendirmek gibi sorunu olmadıkları için müşteriyi takmıyor havasındalar. Kredi kartı geçmiyor, dikkatli olun hazırlıklız gidin rezil olmayın. Temizlik, ferahlık güleryüz filan arıyorsanız kesinlikle gitmeyin. Eğer bunlar benim önemli değil ben fiyata ve lezzete bakarım diyorsanız gidebilirsiniz. Yuvalama çorbaları, lahmacunları(hem sarımsaklı hem soğanlı iki farklı tip yapıyorlar), gavurdağı salatası, patlıcanlı kilis tavalarını önerebilirim. Lahmacun 2.5 TL,  içerdeki kalabalığın büyük bir kısmı lahmacuncudur. Şanslı iseniz dükkanın önünde park edecek yer bulursunuz yoksa işiniz zor, Fatih’te park yeri bulmak gerçek bir işkence.
       

13 Haziran 2012 Çarşamba

Öz Kilis Kebap ve Lahmacun Salonu - Fatih

Bir dönem medyada adını sıkça duyuran Öz Kilis Kebap ve Lahmacun Salonu'nun popülaritesi Hıncal Uluç'un köşe yazısında mekandan bahsetmesiyle tavan yapmıştı. Her konuda muhakkak bir yorumu bulunan Hıncal Uluç'un gazıyla ve büyük beklentilerle gittim Öz Kilis'e. Fatih'in Yavuz Selim semtinde, Fevzi Paşa Caddesinin hemen alt sokağında bulunan mekana toplu taşıma ile ulaşım oldukça kolay. Duvarlar mekanı ziyaret eden ünlülerin fotoğrafları ve lahmacunlarının güzelliğinden bahseden gazete haberleri ile dolu. Dükkan sahipleri ve garsonların sıcak davrandıklarını da söyleyebilirim, servis hızları da yeterli düzeyde, pazar kalabalığı olmasına rağmen beklediğimden çabuk geldi lahmacunlar. Ancak pazar demişken şunu da belirtmem gerekir ki ününden olsa gerek bazen oldukça kalabalık olabiliyor, mekana gittiğimde boş yer olmadığı için bir süre masaların boşalmasını beklemem gerekti. 
Neyse, fazla beklemeden lahmacunlar geldi, büyüklüğü ortalama, içeriği ise yeterli. Ancak büyük beklentilerle geldiğimden midir bilmem ben tat olarak aradığımı bulamadım, lahmacunlarına kötü dersem haklarını yemiş olurum, ama bu kadar habere konu olacak kadar güzel olmadığı da bir gerçek. Tabi olaya bir de fiyat performans olarak bakmak gerek, tüm gazete haberlerine ve mekanı ziyaret eden ünlülere rağmen bu durum fiyatları etkilememiş, lahmacunun tanesi 2.5 TL ve bu fiyata göre lahmacunun kalitesi yeterli. Ancak biraz daha fazla para vererek daha güzel lahmacun yeme imkanlarının bulunduğu da unutulmamalı. Daha iyisi için daha fazla ödemeye hazırım diyorsanız tavsiyem yine Fatih ilçe sınırları içerisinde bulunan Gaziantepli Mehmet Usta.