foodist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
foodist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2012 Pazar

Köfteci Ramiz - Beykent

Akhisar’lı meşhur Köfteci Ramiz’i artık her AVM’deki, büyük caddelerdeki şubelerinden duymayan tanımayan kalmamıştır. Ramiz’in birkaç farklı şubesinde yediğim köftelerini son olarak Beykent Perla Vista AVM’de tattım.


Köfteci Ramiz’in köftelerini genel olarak lezzetli buluyorum. Yanındaki acılı ezmesiyle ve altındaki hafif yağlı pidesiyle beraber çok iyi gidiyor. Özellikle pideleri çok lezzetli ve diğer köftecilere göre ayırt edici bir özellik katıyor. Köfteleri de ününü hak ediyor, ancak bana göre porsiyonlarını biraz küçük. Yani tek başına bir porsiyon köfte ile doymanız pek mümkün değil. Yanında piyaz veya salata alarak bu açığı tamamlamanız gerekiyor. Çok çeşit sunulan salata bardan bir salata tabağı veya piyaz almanızı öneririm ki bu konuda da oldukça başarılılar.

Son olarak Ramazan’da iftar yaptığım Köfteci Ramiz’de öyle abartılı menüler ile karşılaşmıyorsunuz. Hatta menüler dışında da sipariş vermeniz mümkün. Biz çorba, köfte, içecek ve tatlıdan oluşan 19,50 TL’lik menüden sipraiş ettik. Ortaya da bir salata tabağı aldık (6 TL). Mercimek çorbaları çok iyi değildi ancak domates çorbaları şu ana kadar yediğim en iyi domates çorbasıydı diyebilirim. Salata olarak da zaten kendiniz gidip istediğiniz çeşitten istediğiniz kadar alabiliyorsunuz, orası sizin tabağı doldurabilme kabiliyetinize bağlı. Ramazan’da servis süresi illa ki biraz aksıyor ama yemek kalitesinde asla fark olmuyor. Tatlı olarak kemalpaşa, sütlaç, irmik helvası ve tulumba seçenekleri mevcut. Benim tavsiyem ise kemalpaşa ve sütlaç olacak. 

Kısacası her zaman gidip tadabileceğiniz, nezih bir mekanda kaliteli bir yemek yiyebileceğiniz bir mekan Köfteci Ramiz. Peki nerededir nerede bulurum, diye düşünmeyin; mutlaka bir yerde karşınıza çıkar J

Meşhur Kurufasülyeci Ali Baba Kanaat Lokantası - Süleymaniye

Açıkçası tam olarak ismi böyle mi bilmiyorum ama başlıktaki tüm kelimeler isimlerinde geçiyor. İsmini bir kenara bırakacak olursak, Süleymaniye Camii karşısındaki sırada yer alan köşedeki ilk kuru fasulyeci dersek herhalde herkesin zihninde birşeyler canlanacaktır.
Muhit olarak İstanbul’un en eski ve en sevdiğim yerlerinden biri Süleymaniye. Tarihi doksuyla, geniş ve ferah çevresiyle, turistik olmasına rağmen curcunaya dönüşmemiş sakin huzurlu ortamıyla, yaz kış ziyaret ettiğim bir yerdir. Süleymaniye Camii’nin heybeti ve manevi güzelliği eşliğinde, karşısına sıralanmış kuru fasulyeciler yer alır. Sultanahmet, Eyüp Sultan gibi büyük camilerin çevresi kebapçılar, dönerciler, simit sarayları, kafeler ile tam bir kargaşa ve gürültü oluştururken burada daha mütevazı ve düzenli bir görünüm oluşturuyor.
Ali Baba Kanaat Lokantası, buradaki lokantaların en meşhuru ve en eskisi aynı zamanda. Öyle ki, babamın üniversite yılları zamanında garson olarak çalışan bir abimiz hala orada devam ediyormuş. Lokantanın en fazla üç dört masa alan küçük bir kapalı alanı var, ama dış mekan olarak kapasitesi oldukça geniş.
İsminden de anlaşılacağı üzere buranın spesyali kuru fasulye. Karadeniz kuru fasulyesi gibi değil, bildiğiniz ev tipi kuru fasulye. Ancak iri taneli olması ile kendin ayırt ediyor. Kıvamı, lezzeti ve porsiyon büyüklüğü ile rakiplerinden kolayca sıyrılıyor. Normalde tabağınıza bir adet de kırmızı acı biber koyarlar, eğer benim gibi acıya karşı duyarlıysanız önceden söylemeniz gerekir. Bunun dışında sulu et yemekleri de mevcut ama şahsen hiç denemedim. Ramazan dışında yaprak döner de yapıyorlar ki o da oldukça lezzetli. Ben genel olarak kuru fasulye pilav cacık ve suya 10 TL ödeyip kalkıyorum. Son derece lezzetli ve doyurucu oluyor. 
Eğer Ramazan’da gidecek olursanız erkenden yer ayırtmakta fayda var. Siparişinizi de bir an evvel vermelisiniz yoksa cacık vs. kalmayabiliyor J Bir de daha ezan okunmadan çorba ve kuru fasulyeniz veya her ne sipariş verdiyseniz getiriyorlar. Fazla soğumuyor ama bu konuda hassassanız uyarmadı demeyin. Sabit fiyat uygulayan yerlerden hoşlanmıyorsanız, ben yediğimi öderim derseniz kesinlikle tavsiye ederim. Muhtemelen 15-20 TL hesap öderek memnun bir şekilde ayrılırsınız.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Çağdaş Börek - Florya

Çağdaş Börek - Florya

Börekçi deyip geçmeyin zira bu  konuda da iyi yerler bulmak kolay olmuyor. Bu yüzden poğaça ve börekleri gerçekten kaliteli olan Çağdaş Börek’ten bahsetmekte fayda var.
Taksim, Yeşilköy gibi semtlerde de şubeleri bulunan Çağdaş Börek’in ben Florya şubesini denedim. Daha öncesinde Taksim şubesinden alınmış ürünlerinden tatmıştım fakat mekanı görmedim. Ancak lezzet ve kalite olarak aralarında fark yok. Florya caddesi üzerinde solda Gıda Kontrol Laboratuvarı’nı geçtikten sonra sağda sakin bir ara sokakta yer alıyor. Bir börekçi için büyüklüğü yeterli derecede, aynı zamanda  temiz ve eli yüzü düzgün bir mekan.

Sabahları kahvaltı niyetiyle gittiğim Çağdaş Börek’te karışık bir tabak söyledim. Aşağıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz gibi kıymalı-peynirli kol böreği, su böreği, peynirli poğaça ve kürt böreğinden oluşan mönümüzde tattığım her ürünü çok beğendim. Bir kere, kıymalı börek sipariş ettiğinizde size soğanlı börek değil kıymalı börek getiriyorlar J Üstelik böreklerin pişkinliği ve çıtır olması benim aradığım kıvamda. Yağlı ve hamursu olmaması da artı özelliklerinden. Aynı performansı diğer börek türlerinde de almak mümkün. Poğaçaları da benim gibi ‘börekçi tipi poğaça’ sevmeyen birini bile ziyadesiyle memnun edecek seviyede. Yanında içtiğim çay da taze ve demi yerindeydi.

Zincirleri olan meşhur mekanlarda içi pişmemiş poğaçalar ve yağlı ağır börekler yedikten sonra benim için Çağdaş Börek çok iyi geldi. Eğer yolunuzun üzerinde ise mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

22 Temmuz 2012 Pazar

Dürümcü Bekir Usta - Bursa

Bursa’da birkaç şubesi olan Dürümcü Bekir Usta’nın müdaivimi olduğum şubesi Çekirge Meydanı’nda yer alıyor. İki katlı, hem açık hem kapalı alanda yemek yemenize imkan sağlayan mekanın gece geç saatlere kadar hatta sabaha kadar açık olması sayesinde gece yarısı karnınızın kazınması durumunda açlığınızı giderecek ideal bir mekan.

Bursa’ya dürümü ilk tanıtan Dürümcü Bekir Usta, Urfa-Adana kebaplarının yanısıra tavuk şiş, kuzu şiş, kokoreç gibi çeşitler de sunuyor. Mekana ilk girdiğinizde ustaların ve garsonların tipinden ve şivesinden ‘bu adamlar bu işi iyi yapar’ diyorsunuz. Garsonların size yaklaşımı da sanki mekanın kırk yıllık müşterisiymişsiniz gibi yakın ve samimi. Siparişlerinizi verdikten sonra ilk olarak mezeler geliyor ki hafif acımsı bu mezeler dürümle çok iyi gidiyor. Burada benim tercihim urfa dürüm ve ayran. Dürümün içini kebabın lezzetini örtecek şeylerle doldurmamışlar, yalnızca kıvırcık ve domates. Bana göre bir dürümü asıl güzel yapan şey lavaşı... Izgaraya bandırılarak kokusunu çekmiş, yağlı, hafif yanık ve çıtır lavaşı içindeki kebap işe birleşince gerçek dürüm lezzeti ortaya çıkıyor.
Dürümün boyut olarak çok fazla büyük olmaması ve lezzetine doyamamanız nedeniyle ikinciyi de isteyebilirsiniz, ancak bu tür ağır yiyeceklerde fazla aşırıya kaçmamanızı öneririm. Tatlı olarak yalnızca künefe bulunuyor. Canınız çok tatlı çektiyse tercih edilebilir, ancak ortalamanın çok üstünde olduğunu söyleyemem.
Dürüm fiyatları 5-6,5 TL arası değişiyor. Bu yüzden her kesime uygun denilebilir. İster atıştırmalık, ister tıka basa yiyebileceğiniz ve muhabbete uygun mekanı olan Dürümcü Bekir Usta’ya kalabalık bir arkadaş grubuyla gitmenizi tavsiye ederim.

Özdemiroğlu Baklava - Bursa

Meşhur Gaziantep fıstığının ve baklavasının Bursa’daki en iyi temsilcisi Özdemiroğlu. Çekirge Meydanı’nda Kültürpark yönünde solda yer alan birkaç pastane ve tatlıcı arasında yer alıyor, aman ha yanlışlıkla diğerlerine girmeyin. Zaten önünden geçerken vitrinde gördüklerinizden sonra istemsiz bir şekilde içeriye yönelebilirsiniz. Şöbiyet, havuç dilimi, saray sarma, bülbül yuvası, fıstıklı dürüm gibi baklavanın envai çeşidi ve tabi ki kadayıf çeşitleri ilk olarak gözünüze ziyafet çektiriyor. Antep fıstığının en kalitelisi her üründe bol bol bulunuyor, adeta doyuyorsunuz antep fıstığına. Hepsinden tatmak istediğim için genel olarak karışık tatlı tabağı alıyorum burada ve şu ana kadar ‘şu çeşidi iyi değilmiş’ dediğim olmadı. Bu yüzden kendi zevkinize göre dilediğinizden sipariş verebilirsiniz. Çünkü tüm tatlılar en kaliteli tereyağına ve boğazınızı yakmayan ‘tam ayarında’ şerbete sahip. Eğer yaz aylarında gidecekseniz mutlaka dondurmasından da tadın. Özellikle öne çıkan fıstıklı ve bal-badem-karamelli çeşitlerini deneyin.
Her güzelliğin ve kalitenin bir karşılığı var elbette. Fiyatlarının, meşhur baklavacı zincirlerinin fiyatlarından aşağı kalır yanı yok. Ama eğer ‘tahsil gören efendi çocuklar’ olduğunuzu bilirlerse kesin bir indirim yaparlar J


4 Temmuz 2012 Çarşamba

Bursa Kebapçısı - Bursa

Baktım blogtaki yazıların neredeyse hepsi İstanbul’dan. Bu yüzden çeşitleme olsun diye ilk yazımda Bursa’dan bir mekan seçtim. İlk yazılarda tabi cepte biriktirdiklerimi yazıyorum, yani bir çoğuna uzun zamandır gidemedim. Ancak merak etmeyiniz tavsiye edeceğim yerler zamanla kalitesini bozan yerler değildir, her zaman aynı hizmet ve lezzeti alırsınız.
Mekanın adı Bursa Kebapçısı olduğu için yerini tarif etmekte yarar var, zira Bursa’da onlarca bu isimde kebapçı bulmak mümkün. Bursa Kebapçısı Tophane Meydanı’nda yer alıyor. Ulucamii’den Muradiye yönünde gittiğinizde –ki yürüme mesafesindedir- Tophane Parkı’na gelmeden hemen sağda yer alan pembe duvarlı tarihi bir konakta yer almaktadır. Timurtaşpaşa’daki tarihi Balibey Hanı’ndan geçerek de Bursa Kebapçısı’nın bulunduğu caddeye ulaşabilirsiniz.

“İskender kebabını İskender’de yiyeceksin” düşüncesindeyseniz yazının devamını okumayabilirsiniz. Ancak bu laflardan sıkıldıysanız, lezzetli kebapları güler yüzlü bir hizmet ile tarihi, nezih ve temiz bir mekanda tatmak isterseniz Bursa Kebapçısı tam aradığınız yer.

Burası bizim arkadaşlarla sık sık geldiğimiz hatta artık bir ritüele dönüştürdüğümüz bir mekan. Garsonların ve sahiplerinin de her seferinde aynı muhabbetle karşıladıkları mekan yukarıda da bahsettiğim gibi üç katlı tarihi bir konakta yer alıyor.  Konağın birçok yeri hala orijinal ve o nostaljik duyguyu hissettiriyor. Ayrıca arka tarafında Bursa manzarası eşliğinde yemyeşil bir bahçesi bulunuyor. Özellikle yaz aylarında sıcaktan bunaldığınızda serinlemek için harika bir bahçe. Aynı zamanda gürültüden uzak sessiz ve sakin. Birçok ünlünün uğrak yeri olduğu girişteki fotoğraflardan anlaşılıyor.

Gelelim yemeklerine… İki ana yemeğimiz var. Birincisi malum, Bursa Kebabı yani İskender kebabı… Bu arada belirtmekte fayda var, İskender isim telif hakkı bir aile tarafından alındığı için her yerde Bursa Kebabı olarak geçer.. Diğeri ise İskender’in gölgesinde kaldığı için onun kadar popüler olmamış ama kanımca bunu hak eden Pideli Köfte… Bilmeyenler için kısaca tarif etmek gerekirse porsiyon içeriği İskender ile aynı, yalnızca döner eti yerine özel köfteler yer alır. Gidenlerden her iki lezzeti de tatmasını tavsiye ederim. Pideli köftenin de Bursa kebabının da lezzeti gerçekten muhteşem. Etleri kesinlikle ağır değil ve bazı yerlerdeki gibi etlerinden nahoş kokular asla alamazsınız. Yedikten sonra tadı damağınızdan uzun süre silinmez. Altındaki pidelerin gevrekliği ve lezzeti, yine yanındaki özel yapım yoğurdun kıvamı ve lezzeti kalitesini hissettiriyor. Üzerindeki özel sosu ve tereyağı da aynı şekilde. Porsiyonda garnitür olarak yer alan közlenmiş patlıcan da aldığınız tadı bir kat daha arttırıyor. Yine en önemli ayırt edici özelliklerden biri de sıcak tabakta servis edilmesi. Böylece kebabınız hemen soğumuyor ve tadını daha iyi almanızı sağlıyor.

Geleneksel lezzetlerin yanında kola içmeye sıcak bakmıyorum, hamburger mi bu… Bu nedenle mutlaka kendi yapımları olan üzüm şırasından içmenizi tavsiye ederim. Kebapla birlikte şahane bir uyum oluşturuyorlar gerçekten. Orada içtiğim üzüm şırasını ben başka bir yerde içmedim diyorum, o kadar yani…

Yemekler bitti, sıra geldi tatlılara… Bursa Kebapçısı’nın tatlıları birçok tatlıcınınkilerden çok daha üstün. Karnınız tok iken sırf tatlı yemek için bile gelebilirsiniz buraya. İncir tatlısı, ayva tatlısı, kabak tatlısı gibi tatlıların bulunduğu mönüde benim favorim sütlü şerbetli, kaymaklı Kemalpaşa Tatlısı. Buradaki Kemalpaşa’yı yedikten sonra yıllardır ben Kemalpaşa diye ne yemişim diyebilirsiniz.
Evet, taze çaylarımızı da içtiğimize göre artık kalkabiliriz…

Fiyatları benzer yerlere kıyasla ortalama denebilir. Ama ödediğinizin karşılığını veriyor. 1 porsiyon pideli köfte 11 TL, bursa kebabı ise 17 TL. Şıra 2,5, tatlılar ise 5 TL. Bir porsiyon normal olarak sizi doyuracaktır. Ama beni kesmez derseniz 1,5 da tercih edebilirsiniz, ama dikkat edin tatlıya yer kalmayabilir. Tavsiyem 1 porsiyon kebap yiyip kontenjanı tatlıyla doyurmanızdır.
Özet olarak ailece gidebileceğiniz nezih, ferah ve kaliteli bir mekan. Ancak hafta sonu gidecekseniz yer ayırtmakta fayda var.

Fotoğraf alıntıdır.

Bursa Kebapçısı 1956
Adres: Osmangazi Cd. No:32 Tophane Meydanı BURSA
Tel: 0224 224 46 36