ömer aykon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ömer aykon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2012 Perşembe

Uzunlar Kebap - Pendik

İlk ve son defa bu kadar net ve kısa yazacağım. Istanbul'da yiyebileceğiniz en iyi dürüm ve kebapların olduğu yer. Ayran da on numara !

Aynen bu adamlarım dediği gibi yapacağım ve sizlere "Uzunlar, adrese gerek yok herkes bilir"* diyeceğim.

*: Mönülerinde ve ıslak mendil poşetlerinin üzerinden aynen böyle yazıyor.

 Benim mönüm: Çift lavaşlı urfa, çift lavaşlı urfa, çift lavaşlı urfa ve ayran.

(Şimdi merak ettim de baktım, internet siteleri de mevcut, buyrun inceleyin: http://www.uzunlarkebap.com.tr/)


Afiyet olsun ! 

2 Ağustos 2012 Perşembe

Tuzla Balıkçısı - Tuzla

Sitemizde çok fazla balık konusu üzerinden durulmamış. Ben de balık sever biri olarak dün akşam iftar için gittiğim, daha önceleri de gittiğim ve akşam "aa ben burayı neden yazmıyorum" dediğim bir yer olan Tuzla Balıkçısı hakkında sizi bilgilendirmek isterim.

2004 ya da 2005 yılında Tuzla'da ufak bir dükkanda açılmıştı burası. O zamanlar çok fazla çeşitleri yoktu mönülerinde. Balık çorbası ve mevsimlik balıkların yanında bir de salata vardı. İçecekleri saymıyorum. Son 10 yılımın büyük bir bölümünün yurtdışında geçirdiğim için sene içerisinde olan olaylardan bihaberdim. 2008 yazından Türkiye'ye geldiğimde balıkçının kapandığını görmüştüm. Fakat yanıldığımı sonradan anladım çünkü bunlar işi büyütmüşler, kendilerine bir yer açmışlar, kapasitesi daha büyük ve daha güzel bir mekanda.


Çok doğal bir ortam var. Restaurant'ın sahipleri ellerinde tabaklar oradan oraya koşup duruyorlar garsonlarla birlikte. Eğer 3-4 kere gitmişliğiniz varsa, sizi tanıyorlar ve daha farklı daha içten bir hizmet sunuyorlar. Hani bir dediğini iki etmiyorlar deriz ya.. aynen öyle. Bunu iftar vakti bile uygulayabiliyorlar.


Geçelim, merakla beklenen kısma, yani lezzetlere. Adamların gerçekten kendi spesyalleri var. Ben daha önce hiç tatmadığım görmediğim şeyleri burada yedim, balıkla ilgili olarak.


İlk olarak çorbadan başlayalım. Size sunulan seçenek ya mercimek ya da balık çorbası. Fakat oradaki güzel abiler, mercimek çorbasını içine limon sıkmış bir suratla söylüyorlar. Hani, "balık çorbası varken balıkçıda mercimek çorbası mı içilir yahu" dercesine. O yüzden kesinlikle balık çorbası için derim.



Sonra size ara sıcak ister misiniz diye soruyorlar. Bunlar kalamar tava, karides güveç ve tereyağlı karides. Üçünü de yedim, üçünden de pişman olmadım. Ben artık biraz tanınmış olduğum için bana üçünden de azıcık getiriyorlar =) çünkü tercih yapamıyorsunuz üçünü de tattıktan sonra. Bir de ilginç bir buluşları daha var ve ben bayıldım: Sebzeli balıklı sigara böreği (her ne kadar TDK sigaraya özendirici bulduğu için yeni ismi kalem böreği olsa da). Mutlaka tadın derim bu sigara böreklerinden !



Sonra geliyor en zor kısma. Çünkü bu sefer de size ana sıcak mı sunalım yoksa özel mezelerimizden mi sunalım diyorlar (bu arada meze diyorum ama sanmayın ki içkili bir mekan, içkisizdir!). İsterseniz mevsimin balığı neyse size ondan hazırlıyorlar, artık kağıtta mı, kiremitte mi, buğlaması mı daha güzel oluyorsa, o işi ustalarına bırakıyorsunuz. İsterseniz leziz levrek şişten sipariş ediyorsunuz. O da harika bir lezzet.



Benim gibi ikinci seçeneği tercih eder de mezelerden isterseniz, tabağınıza 5 dakikada bir getirip ilginç ve güzel bir lezzet koyuyorlar. Körili Kırlangıç, Fener Kavurma, Levrek Marina, Levrek Külbastı, Balık Kokoreç, Dil Menüer, Özel Soya Soslu Somon, Spagettili Levrek, Patlıcan Beğendi, Patlıcanlı İskorpit ve benim aşığı olduğum Lagos ! Bu saydıklarımın hepsi, balık yeme kültürünüz varsa, lezzet konusunda tavan yapmış harika spesyallerdir. Bir spesyalleri de Levrekburger, tatmadım ama eminim ki o da çok lezzetlidir.


Hem sıcakkanlı çalışanlar ve sahipleri hem de böyle leziz ürünler birlikte olunca, karşınızda da güzel bir sahil manzarası durunca, bunların üzerine bir sigara yakıp kahve söylemek de cabası oluyor.


Fiyat olarak çok ucuz diyemem ama sonuçta balık ve ilginç tatlar olduğunu da unutmayın derim. Lakin, Tuzla, diğer balık semtlerine göre daha ucuzdur, bunu da sakın aklınızdan çıkarmayın !


Benim mönüm: Balık Çorbası, Karides Güveç, Spesyaller ve fazladan spesyal Lagos !!




Ulaşımı konusunda bir bilgi vereyim. Tuzla sahilinde yer almakta olan mekan, otobüsle gelmek isteyenler için 130A ve 500ES otobüslerinin son durağında, 130 ve 133T otobüslerinin Tuzla Spor durağında inmeleri gerekmektedir.

Afiyet olsun !!

27 Temmuz 2012 Cuma

Adonis Kebap - Beykoz

Bu sefer de kameralarımızı Beykoz'a çeviriyoruz. Mekanımızın ismi Adonis Kebap, tam olarak Beykoz Vapur İskelesi'nin orada. Gayet küçük fakat gayet lezzetli bir kebapçı. Klasik olan bütün kebaplar mevcut. En güzeli ise bence El Kıyması Adana Kebabı. Dürüm olarak da porsiyon olarak da çok güzel ! Fiyatları ortalamanın bir tık üstü belki ama lezzetine doyum olmaz diye iddia ediyorum. Kuzu şişini de tavsiye ederim. Oradaki ablamız, ilk gittiğimizde etlerin erkek kuzu etinden olduğunu söylemişti. Mezeler de çok güzel, acılı acısız.. Bir şey daha söyleyeyim. Dürümü dürüm yapan lavaş ekmeğidir. Tekli de isteseniz, çiftli de isteseniz lavaşın kalitesi çok önemlidir. İşte Adonis Kebap'ta lavaş ekmekleri çoğu yerde bulamayacağınız gibi güzel ve kaliteli. Eğer Beykoz taraflarındaysanız, mutlaka uğrayın derim. Çorba olarak ben 4 kere gittim, hepsinde mercimek çorbası vardı. Masaüstünde duran camekan altına iliştirilmiş listede çorba isimleri yok. Dürüm ve Kebaplar var. İsterseniz ortaya karışık söyleyin, özellikle de iki kişiyseniz ve sakın "ulan şunu sona bırakayım-ama yok yok sona bırakana kadar ya o yerse" gibi dahili kavgalar yaşamayın =)

Benim mönüm: Kuzu şiş porsiyon, üzerine Adana Kebap Dürüm ve Ayran..

Yakınlardaysanız size sipariş numarasını da vereyim: 0216 323 09 19

Afiyet olsun !!

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Ovalı Konya Mutfağı - Kartal

Yöresel yemekler yiyebileceğiniz bir mekan da Ovalı Konya Mutfağı'dır. Beylikdüzü, Başakşehir, Kartal ve Küçükçekmece'de şubeleri olan bu güzel lezzetlerin sergilendiği yere yaklaşık bir sene önce iki kez gitmiştim. Ramazan vakti öncesiydi ve sabah önünden geçerken, neden bu yer hakkındaki görüşlerimi yazmıyorum dedim.

Ben Kartal şubesine gitmiştim. Fakat lezzetler bir olduğu için şubeden şubeye bir değişiklik olacağını sanmıyorum. Varsa da kalkın bi geliverin Kartal'a =)

Her neyse, gittiğimde gayet normal bir restaurant ilgisiyle karşılaştım. Öyle müşterisinde derin izler bırakan ... Usta, ... Abi, ... Abla'nın olduğu bir yer değil. Ben hizmet ve servis konusunda memnun kaldım.


Geçelim yemeklere. Bu tür yöresel yemeklerin olduğu yerlere gittiğimde illa ki tatmadığım yemekleri tatmaya özen gösteririm. Mönüyü elime aldığımda çorbalarda Arabaşı Çorbası dikkatimi çekmişti. Haftasonu ibaresi yazıyor ve günün Cumartesi olması sevinciyle hemen "Arabaşı Çorbası" istiyorum demiştim. Bende de ne deli cesareti var, sanki çorbanın içeriğini biliyorum =) Etli, hamurlu, içine löööp ya da laaaps diye atılmış tereyağı filan, harika bir lezzet. Dikkatimi bir de Bamya Çorbası çekti ama onu daha önce tattığım için bir sonraki seferime sakladım. Şunu da belirteyim, bu çorba 8 TL =) hani bu kadar reklam yaptırdın bu ne hesap demeyin bana. Çok öyle ucuz bir yer değil ama lezzetli !



Salata konusunda özel bir salata görmedim ve her zaman olduğu gibi salata sipariş etmekten kaçındım. Ara Sıcaklar başlığı altında mantı, içli köfte, çiğ köfte seçeneklerinin yanında Sıkma diye bir şey daha var. Kıymalı, Patatesli, Peynirli yazınca, dedim o zaman bu gözleme gibi bir şey. Evet, öyle bir şey =) o da 7 TL, sonra yine demeyin, laaannnn diye =)



Geçelim Pidelere, haliyle beklenen kısma. Mutfak Konya, konu da pide olunca insanın aklına ister istemez etli ekmek geliyor. Burada, öyle gelip boyunuzun ölçüsünü alarak etli ekmek yapmıyorlar ama güzel yapıyorlar haa !! =) yumurta, peynir hatta her ikisini de ekletebiliyorsunuz, tabi bütçeniz yeterliyse. Bir de Bıçakarası var. Etli ekmeğin kuşbaşılı olanı. Off, o daha güzel =) hele yumurtalısı başka bir güzel oluyor !! Onun dışında vejeteryanlara özel Sebzeli Pide var. Ölsem ya da extrem durumlar haricinde, onun siparişini vereceğimi sanmıyorum. Et varken pidede sebzeye ne gerek !! Bir de Ramazan'a özel Cevizli Tahinli Pide, satışı yapıyorlar. Ben bi kere aldım, çok güzeldi. Ablam bi kere almış, rezaletti dedi. Demek bir günleri bir günlerine uymuyor. Dua edin, gidin alın bakalım seviyorsanız =) o da 7-8 TL bir şeydi yanlış hatırlamıyorsam.


Kebaplar kısmı ise o kadar zengin değil. Konya yöresine ait olduğu iddia edilen kebaplar, saç kavurmalar filan var. Ben karşımdakinin siparişi olan Konya Tirit Kebap'tan tatmıştım. Güzeldi. Hatta çok güzeldi diyebilirim. Tabi ben pideler kısmına daldığım için Kebap yiyecek enerji ve ahvalde değildim. Bu kebap da 15-16 TL olması lazım

Gelelim tatlılara... Bu mekanda yediğim en güzel yemekler tatlılardan oluşmaktaydı. Gerçi diğerleri de güzel, fakat tatlılarda bir başka lezzet var!! Sütlaç, Kadayıf, Künefe haricinde, Konya'nın meşhur olduğunu bildiğim ama bu kadar güzel olduğunu bilmediğim Sacarası Sarma Tatlısı'ndan yedim. Bir de kaymaklı olsun dedim. Normalde çok fazla tatlı sevmem ama "o neydi lan" dumuru yaşadım bir süre =) çok başarılıydı ve 6 TL idi. Künefesinin de tadına baktım, o da güzeldi !! bir sonraki sefere künefe yemeği planlıyorum.

Benim mönüm: Arabaşı Çorbası, Kıymalı Sıkma, Yumurtalı Bıçakarası Pide, Sacarası Sarma, Konya Yayık Ayranı. 

Velhasılı kelam, pahalı olmasına rağmen güzel bir mekan ve lezzetli yemekler yiyorsunuz. Senede bir-iki tercih edilebilecek bir mekan. Hatta 2-3 senede bir de tercih edilebilir, seçim cüzdanınıza kalmış. Ama iki kişi için bi 70-80 TL'yi gözden çıkarmak lazım.

Bunun yanında restaurant harici market kısmı var ve asıl ilginç şeyler burada satılmakta. Mesela Konya Fırın Kebabı, Mantı, Konya yöresine ait peynir çeşitleri (Divle peyniri çok güzel peynirdir), Koyun Yoğurdu, Dondurma vs. bunlar güzel ve makul olan şeyler. Fakat Harnut Pekmezi ve mevsim reçelleri var ki, bu mevsim reçelleri arasında karpuz, patlıcan, ceviz, nane yaprağı reçeli görmüş olmak epey bir şaşkına çevirdi beni. Divle peyniri ve Harnut Pekmezi aldım bu marketten. Peynirin lezzeti on numara, pekmez ise... Açık söylemek gerekirse, çok ağır iş yapanlar, gün içinde çok efor sarf edenler, sporcular ve evli kişiler tercih etsin derim. Keçiboynuzundan yapılmasından sebep olsa gerek, enerji seviyesinin 3-5 tık ileri atmakta =)

Dediğim gibi 4 mekanda yerleri var ve ben sizlere Kartal Şubesi'ni anlattım.

Ahan da size internet sayfası: www.ovalikonya.com.tr




18 Temmuz 2012 Çarşamba

Karpi Karadeniz Pidecisi - Beylerbeyi


Karadeniz pidesini tadacağınız en güzel mekanlardan biri Istanbul'da. Yerin konsepti de zaten pide üzerine, hatta adı da (KAR+Pİ=KARADENİZ PİDE). Çeşit olarak 4-5 farklı ürün sunuyorlar ama kalite olarak herhangi bir yerde yiyeceğinizin 4-5 katı güzellikte oluyor.


Istanbul, Üsküdar, Beylerbeyi’nde sanırım 6-7 yıl önce açıldı, tam olarak hatırlamıyorum. Mönüde esas olarak Trabzon pidesi var. Bu pideyi diğerlerinden ayıran en önemli unsur, hamurun yoğunluğu ve piştikten sonra üzerinde Trabzon tereyağının gezdirilmesi ve bunu yapma işi de size kalıyor. Önünüze küp küp getirilmiş hakiki Trabzon tereyağını bıçağınıza saplayarak o cânım pidelerin üzerinde kaydırıyorsunuz. Bunu yaparken içinizin gıcıklanacağına garanti veriyorum, eğer siz de benim gibi yemeklere özel bir ilgi ve farklı bir gözle bakıyorsanız. Hele ki o ilk önünüze konduğu anda üzerinde dolaşan hafif, transparan dumanı, acıkma hissinizi bir kat daha arttırıyor. Hatırlatılması gereken bir nokta da -zaten giderseniz duvarlarda göreceksiniz- pidenizin siparişini verdikten sonra 25-30 dakika bekliyorsunuz, çünkü hâli hazırda bir pide yok. Her şey sıfırdan olmak üzere yapılmaya başlanıyor. Bu nedenle açlığınız zaman açısından değerliyse bunu da hesaba katmanızda fayda var. Pek çok kişi, anlık açlık hissi duyar ve sipariş ettiği yemeği beklerken abur cuburlarla doymuş olur. O nedenle pide siparişiniz sırasında istediğiniz diğer siparişlerin de pideyle gelmesini isteyin, çorba içmeyecekseniz. Bunu söylememin sebebi ise kısa ve öz: LEZZET ! Hele hele siz de benim gibi, ayran yerine hakiki ve harika olan bir manda yoğurdu isterseniz güveçte, zaten pide gelene kadar onu yemiş ve kısmen doymuş olursunuz. Sofradan kalkarken en çok paket yaptırıldığına inandığım bir mekan burası bu konudan haset. Pide çeşitleri olarak kaşarlı, sucuklu, kavurmalı, kuşbaşılı, karışık.. açık-kapalı-yumurtalı yumurtasız tercihleri size kalmış. Pidenin yanında lezzeti dillere destan Akçaabat köftesi de var ki gerçekten Akçaabat köftesi. Tatlı olarak da meşhur Hamsiköy fırın sütlacı yiyebilirsiniz. Belirtmek istediğim bir noktada yapılan yemeklerde kullanılan bütün içerikler Trabzon menşeilidir. Çarşamba ve Cumartesi günleri de güveçte kurufasulye yapılıyor.


Benim Mönüm: Kapalı Kavurmalı Yumurtalı Pide, Güveçte Manda Yoğurdu, Hamsiköy Fırın Sütlaç

Dört kalem yemekle yetinmişler ve bu alanda ustalaşmışlar. Çok büyük bir yer değil. Ulaşım konusunda ise hiç sıkıntılı bir yer değil. Beylerbeyi Merkez'den sahile inip iskeleye sırtınızı verdiğinizde saat 2 yönünde köşede göreceksiniz. Hizmet kalitesi ise gayet güzel. İlgi yeterli seviyede. Ne öyle gelip sizin başınıza dikiliyorlar ne de bir şey söyleyip 2 saat bekletiyorlar.

Bütün bunların dışında yerin bir başka özelliği de yemeklerde kullanılan ürünlerin satıldığı bir market bölümü de mevcut. Peynir, kurufasulye, tereyağı, imansız peynir, çifte kavrulmuş fındık, tahinli beton helvası ve Hamsiköy kaşarı bulabilirsiniz.

Afiyet olsun !!

12 Temmuz 2012 Perşembe

Kaburgacı Mehmet Usta - Maltepe

Son zamanlarda yeni olarak gittiğim ve hakikaten o neydi bee diyerek kalktığım harika bir lezzet mekanı.
Erenköy'de de şubesi var ama siz yine de Maltepe E-5 üzerindeki yere gidin derim, çünkü Mehmet Usta orada.

Öyle sayfalarca, kalemlerce seçenekli mönüsü yok. Kaburga dolması üzerine bir yer. Zaten illa ki kaburga dolması yiyin derim.
Kaç kişi giderseniz o kadar kişilik tabak geliyor. biz 6 kişiydik ve bize 6 kişilik tabak geldi ortaya. Fakat hiç öyle 6 kişilik değil, 10 kişi olsa rahat doyardı. Allah'tan bizim masada ben vardım da durumu kurtardım, paketleme olayına girmedik =)

Kabugra Dolması'nın eti çok lezzetli, liğme liğme.. yemin ediyorum "kurabiye gibi" tabirini kullanmak için bire bir !!

Pilav da çok iyi, hakikaten yapanın ellerine sağlık (ki bu ellerine sağlık-afiyet olsun diyaloğu birebir gerçekleşiyor, çünkü her iki gittiğimde de Mehmet Usta bildiğin bi mutfağa bi salona bir o müşteriye bir bu müşteriye geliyor) !! hatta beni (1,91cm - 100kg) zayıf bulup "bu ne böyle, şöyle gürbüz gibi bi ol bakalım" diyerek içli köfte ve bumbardan iki porsiyon vermesi de orayı sevmeme neden oldu =)

Eski bakır çanaklarda gelen yayık ayranı da ister dikerek ister içindeki kepçeyle içiyorsunuz !! Ayran için öyle kibarlık yapıp size bardak getirmiyorlar ve çok iyi yapıyorlar !! Bazı kadınların "ay bunları nasıl içiceeez" şeklindeki mızmızlıkları için yıldırıcı bir yöntem =)

Çorba içmedim iki gidişimde de.. Salata da yemedim.. Gerçi bostane gelmişti ondan biraz tatmıştım.. fakat içli köfte, kaburga dolması, pilav ve mumbar 10 numara derken bir de baktım dondurmalı irmik helvası geldi.. Şimdiye kadar nerede yediysem "bunu icat edenin" şeklinde bir cümleyle giriş yapıyordum.. Tekrar önüme geldi ve gerçekten yüzüm ekşimişti, "yapma beee" dedim, ama napalım nimet işte gelmiş, yememek olmaz dedim.. İyi ki demişim !! Ben daha önce bu kadar güzel bir Dondurmalı İrmik Helvası yememiştim.. Hâla da rast gelmedi !!

Kısaca servisi, kalitesi, hijyeni ve yemekleri gayet güzel.

Benim Mönüm: Kaburga Dolması (ne kadar kalabalık giderseniz o kadar iyi), İçli Köfte, Mumbar, Ayran ve Dondurmalı İrmik Helvası.

Ulaşım için de E-5 Huzurevi durağından geçen her otobüse binip buraya gelebilirsiniz. Bunun dışıda 19Z ve 133F önünden geçmektedir. 


Afiyet Olsun !! 

Dilruba Cafe Restaurant - Üsküdar

Sevgili Gurme Mekan Dostları,


Biraz ardı ardına tanıtıyorum ama ben böyle dışarıda yemeği seven, gittiği yerlere özen gösteren, ha belki çok tanıdık yerler ama oradaki tatlara ilgi duyan bir adam olduğum için herhalde böyle yazma gereksinimi hissediyorum. Gittiğim yerler arasında bir de Dilruba Restoran var, çoğumuzun bildiğini düşündüğüm bir yerde.Üsküdar Fıstıkağacı'nda, Fethi Paşa Korusu'nun içinde yer almaktadır.

Yemeklerinden çok ortamı, manzarası, mekanı hoşuma gittiği için de tercih ediyorum diyebilirim.

Fakat Dilruba Çorbası da pek bir güzel. Daha önce kuzu etli, mantılı bir çorba içmediyseniz, bence gidip bi içmelisiniz. Soğuk mezelerde (soğuk başlangıç, şimdi meze, mekanı içkiliymiş gibi gösterecek), semizotu tarator, çalı fasülye benim her zaman ilk tercihlerim oluyor. Osmanlı pilakisi ve güveçte köy yoğurdu da fena değil hani.. Sıcak başlangıç olarak da içli köfte, fındık lahmacun, etli mantı, paçanga böreği ve benim tercihim olan semsek var. Osmanlı mutfağından diye böyle lezzetli pek çok yemeği art arda sıralamışlar, aklımda kalan, işte Osmanlı sinisi var, İskenderiye, Padişah Pilici, Osmanişname, Bostan Kavurması, Yörük kebabı ve onlara has olduğunu iddia ettikleri Sarma ve Kuzu beyti vardı. Hepsini tatmaya maddiyatım yetmedi ama Yörük Kebabı güzel.. zaten severim Yörük Kebabı'nı, böyle bol sebzeli kuşbaşılı, üzerinde güzel erimiş kaşar peynirleri.. aslında mozarella koysalar, daha güzel olur ama tabi, yapacak bir şey yok =)

Ben bir de Çökertme Kebabı denemiştim orada. Her ne kadar ben onu daha önce Bodrum Kebabı diye yemiş olsam da garsonlar onun Çökertme Kebabı olduğunu iddia ettikleri için, peki şefim diyip sustum ve yedim. E ne de olsa Osmanlı Mutfağı diyip Bodrum Kebabı yazacak halleri yok =). Güzeldi yine de. Etlerini güzel seçmişler. Ne zaman bir yere gitsem, etli bir şeyler yerken "ulan yine sert mi, sakız gibi mi gelecek" derim. Öyle olmayınca da yemek oldukça lezzetli gelir =)
Salata konusunda ben her zaman cimriyimdir. Gittiğim yerlerde salata ısmarlamam, o yüzden salataları konusunda pek bir bilgim yok. Pideler var, onlar da Osmanlı Pidesi =) Izgaralar var, bilindik her köşebaşında olan kebaplar var..

Tatlı olarak öyle ooooooo dedirtecek bir tatlısı yok bana göre, Safranlı Sakızlı Sütlaç'ları en güzeli aralarında.. Künefe de var ama bir et lokantası olmadığı için künefe yemek istemedim =) onun dışında kabak tatlısı, kadayıf, profiterol, şekerpare, ayva, incir tatlıları filan var ama dediğim gibi, benim damak zevkime göre çok başarılı değil Safranlı Sakızlı Sütlaç hariç.

Öyle harikulade bir hizmet de beklemeyin.Orta halli, idare eder bir hizmet var. Ulaşım olarak çok sıkıntılı değil, arabanız varsa sorun yok, toplu taşıma için ise ya Üsküdar Fıstıkağacı'nda ineceksiniz, Bağlarbaşı istikametine giden yönde indiyseniz saat 9, Setbaşı istikametine giden yolda indiyseniz de saat 3 yönündeki yoldan, yani ışıklardan yukarı doğru çıkıyorsunuz, ya da sahil tarafında Üsküdar Paşalimanı'nda ineceksiniz ve Fethipaşa'yı tırmanarak oraya ulaşacaksınız.

Afiyet Olsun !!

Tandoğan Büfe - Üsküdar

Hepimizin, yani Istanbul'da yaşayan herkesin geçtiği bir mekan üzerindedir, Tandoğan Büfe. Çok bir özelliği yok, bildiğiniz, Patso, Sosisli, Islak Hamburger, Pilav, Döner çeşitleri, Tost ve içecekler. O sıradaki en beğendiğim büfe orası. Yeri mi nerede ? Üsküdar Eminönü İskelesi çıkışında. Öyle aman aman "off buranın sosislisi süper", "aman tanrım ben böyle ıslak hamburger tatmadım", "ben bu adamların dönerine kurban olayım" şeklinde bir yer değil. Sadece mekanlar arasına hani vapurdan inince bi mideniz ezilir ya, işte bu büfe tam bu ezikliğe bire bir gelir.

Filizler Köfte - Tuzla


Pek çoğumuz Filizler Köfte'yi Üsküdar Salacak'ta Kız Kulesi'nin karşısındaki mekan olarak bilmekteyiz. Fakat gerçek Filizler Köfte, Tuzla'dadır. İlk defa 1994 yılında gittiğim bir mekandı. Eğer yolunuz düşer de Tuzla'ya giderseniz, oradaki mekanı daha da küçültün. Heidi'nin dedesiyle Alp Dağları tepesindeki kulübesi gibi bir yer hayal edin. En fazla 10-12 masanın olduğu, 40 kişiye zar zor yetebildiği bir mekan. İşte Filizler Köfte'nin marka olmadan önceki ilk halleri böyleydi. Filiz soyadına sahip, Eyüp, Osman ve Cengiz kardeşlerin birlikte açtığı bir mekandı. Lakin bazı ailevi sebeplerden 2007'de Filizler Köfte'yi 'bir marka' olarak bazı iş adamlarına devrettiler. Tuzla'nın tanınmış isimlerinden biri olan Eyüp Filiz, Filizler Köfte'nin bugüne gelmesinde çok büyük bir rol oynamıştır. Rahmetli annesi, (şu anda yediğiniz baklavalar, turşular, ayranlar.. hep onun tarifleridir.) harika baklavalar açan, enfes turşuları vaktinde kurup bize en güzel zamanında yediren, ayranı bir başka yapan, Ramazan'da Güllac'ına doyamayacağınız lezzetler katmıştır Filizler Köfte'ye.

Tuzla zaten köftesiyle meşhurdur ve Filizler de kendi köftesiyle meşhurdur. Şu şaaşasını yaşamasına sebep, az evvel ismini zikrettiğim kişiler.

Peki Filizler'de ne yenir, nasıldır ? Bir kere Filizler'de ilk yenecek yemek köftesidir. Fakat ben her zaman klasik Filizler Köfte tercih ederim. Kasap, kaşarlı ve diğer köfteleri de elbette güzel bir tada sahip ama ben klasik bir adamım. Öncesinde çorba içmek istiyorsanız, o sizin tercihiniz. Özel bir çorbası yok ama gayet lezzetlidir. Köfte'nin yanında püre ve pilav da gelmektedir. Arada ara sıcak olarak Mevsim Böreği seçmenizi tavsiye ederim. İlk defa 1994 yılında bu böreği söylediğimde tam 45 dakika beklemiştim. Tabi o zamanlar pek samimi değiliz, tanımıyoruz, haliyle merak etmiştim neden gelmediğini. Sonradan muhabbetimiz ilerledikçe olayın gerçek yüzünü öğrendim. Hazırlaması pek bir zahmetli bir börekmiş. O sırada da ellerinde olmadığı ve rahmetli annemiz evde yapmakta olduğu için hemen bir koşu gidip almışlar hazırlananları. Daha ilerki safhalarda anlatmışlardı tarifini ama hakikaten su böreği kadar uğraştırıcı. Bu tadı başka bir yerde bulabileceğinize ihtimal vermiyorum. Anca gelip burada yiyen ve taklidini yapmaya çalışan mekanlar olabilir, fakat orjinal Mevsim Böreği, Filizler'dedir. Paçanga Böreği'ni de güzel yapan nadir mekanlardan biridir.

Tatlı olarak kesinlikle baklava ya da kadayıf tercih ediniz. Eski vakitler olsa yaklaşan Ramazan'da mutlaka Güllaç yiyin derdim ama şu anda güllacı kim yapıyor, nasıl yapıyor bilmiyoruz.

Fiyatları da çok öyle uçuk değil ! Mekan-performans-kalite üçlüsü olarak mâkul fiyatlar ödersiniz.
Benim favori menüm: Mercimek Çorbası - Filizler Köfte - Mevsim Böreği (bi 3-4 tane =) ) ve Ayran !
Ayranının tadı da hiç bozulmamıştır. Sürahi ayran tercih edin derim.

Bu arada mekanla ilgili bir not daha. Eğer giderseniz masalardaki cam kesitlerin altında peçetelere yazılmış duygu-düşünce-dilekler bulursunuz. Yıl 1995, bir gün orada yemek yiyorum ve ekranda Mustafa Sandal'ın Onun Arabası Var şarkısı çalıyor. O sırada aklıma bir şey geldi, peçeteyi aldım: Filizlerin Köftesi var, güzel mi güzel, Böreği de var çıtır mı çıtır, Ayran da koydu mu soğuk da soğuk, onun için Filizler Köfte'nin şansı çok.. yazdım. Ben onu gittim peçeteliğin üzerine koydum. İki gün sonra tekrar geldiğimde onu cam kesitin altına koymuşlardı. Şimdi Filiz'lerin en büyük ritualidir bu. Gittiğinizde onları görürseniz "acaba bunu kim yapmıştır" diye düşünmenizi istemedim ;)

Afiyet Olsun !!