tuzla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tuzla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2014 Salı

Uzun Yayla Döner - Tuzla

Beni bilenler döner deyince akan suların durduğunu da çok iyi bilirler. İş yerine yakın olması nedeniyle mekanı ''iş yerine yakın en iyi dönerci neresidir'' arayışıyla internetten keşfettim. Keşfin yarım saat sonrasında yandex navigasyon sayesinde kendimizi kolayca mekanda bulduk. 

Mekana ilk varışımızda karşılaştığımız park sorunu mekanın öğle yemekleri için sıklıkla tercih edilen bir mekan olması anlamına geldiği için umut vericiydi. Aracımızı yakın bir yere park edip hızlıca bahçede kendimizi güzel bir yer bulduk. Her ne kadar bir döner lokantası olarak ismini alsa da menüyü incelediğimde bir çok ızgara, taş fırını yemekleri (pide-lahmacun) ve sulu yemek çeşidinin de olduğunu söylemekte fayda var.
Masanın assolisti elbette ki döner olacaktı ama öncesinde sulu yemek yapan bir mekanın ortalama sulu yemek kalitesini ve et kalitesini en iyi yansıtacağını düşündüğüm kavurma ile açılışı yaptık. Bol sulu bir şekilde servis edilen kavurma oldukça lezzetliydi. Porsiyon olarak orta seviyede olan kavurmanın bol sulu olması ekmek tüketimini de artırdığı için doyurucu bir seviyeye ulaştığını söylemek mümkün. Orta seviyedeki et sertliği lezzetin önüne kesinlikle geçmemiş fakat lokum kıvamını yakalayamadığını söylemekte de fayda var.


Gelelim masanın assolisti dönere. Verilen siparişle birlikte masaya mekanın standart ikramları salata ve turşu geliyor. Sunulan ikramlar her yerde bulabileceğiniz türden. Dönerimizin gelmesine dakikalar kala gelen Erzurum tandırında pişmiş lavaş ekmeği ise inceliği ve sıcaklığı ile dönerin hissedilen lezzetini bir kat daha artıracağım mesajını çok net bir şekilde veriyordu. (Bayramoğlu'nun lavaşını bilenler aynı kaliteyi burada da bulacaklarından şüphe duymasınlar). Masanın assolisti masamıza teşrif ettiğinde her gittiğim dönercide kıyaslamaya gittiğim Bayramoğlu'nu hemen anımsadım. Çünkü sunum birebir aynıydı. Az önce bahsettiğim lavaş içerisinde yanında başka hiç bir şet olmadan servis ediliyor döner. Yağ oranına baktığımda biraz fazla olduğunu söylemem gerek fakat yağın etin lezzetine doğrudan etki ettiğini kabul edersek lezzet habercisi olarak da değerlendirebiliriz. Dönerin lezzeti ise gerçekten çok üst seviyede. Üzerine kekik ve tuz ilave edip ince lavaşın içerisinde ağzımda lezzeti hissederken aklımdan geçen ''tuzladaki dönercimizi bulduk çok şükür'' cümlesi yüzümü gülümsetmekteydi. İstanbul'un en iyi dönerciler listesine kesinlikle girmeyi hak eden bu dönerin fiyatı ise oldukça kabul edilebilir. (2014 Mayıs itibarı ile bir porsiyon döner 12 TL)
Özetlemek gerekirse yolu Tuzla'ya düşenler veya Tuzla'ya yakın ikamet edenler için dönerin mekanı belli olmuştur. Benim için en önemli kriterlerden olan Fiyat/Performans puanım ise bu döner için 9'dur. Afiyet olsun...

Fiyat: 8,5
Lezzet: 9
Servis: 8
Genel Değerlendirme: 9
F/P : 9



2 Ağustos 2012 Perşembe

Tuzla Balıkçısı - Tuzla

Sitemizde çok fazla balık konusu üzerinden durulmamış. Ben de balık sever biri olarak dün akşam iftar için gittiğim, daha önceleri de gittiğim ve akşam "aa ben burayı neden yazmıyorum" dediğim bir yer olan Tuzla Balıkçısı hakkında sizi bilgilendirmek isterim.

2004 ya da 2005 yılında Tuzla'da ufak bir dükkanda açılmıştı burası. O zamanlar çok fazla çeşitleri yoktu mönülerinde. Balık çorbası ve mevsimlik balıkların yanında bir de salata vardı. İçecekleri saymıyorum. Son 10 yılımın büyük bir bölümünün yurtdışında geçirdiğim için sene içerisinde olan olaylardan bihaberdim. 2008 yazından Türkiye'ye geldiğimde balıkçının kapandığını görmüştüm. Fakat yanıldığımı sonradan anladım çünkü bunlar işi büyütmüşler, kendilerine bir yer açmışlar, kapasitesi daha büyük ve daha güzel bir mekanda.


Çok doğal bir ortam var. Restaurant'ın sahipleri ellerinde tabaklar oradan oraya koşup duruyorlar garsonlarla birlikte. Eğer 3-4 kere gitmişliğiniz varsa, sizi tanıyorlar ve daha farklı daha içten bir hizmet sunuyorlar. Hani bir dediğini iki etmiyorlar deriz ya.. aynen öyle. Bunu iftar vakti bile uygulayabiliyorlar.


Geçelim, merakla beklenen kısma, yani lezzetlere. Adamların gerçekten kendi spesyalleri var. Ben daha önce hiç tatmadığım görmediğim şeyleri burada yedim, balıkla ilgili olarak.


İlk olarak çorbadan başlayalım. Size sunulan seçenek ya mercimek ya da balık çorbası. Fakat oradaki güzel abiler, mercimek çorbasını içine limon sıkmış bir suratla söylüyorlar. Hani, "balık çorbası varken balıkçıda mercimek çorbası mı içilir yahu" dercesine. O yüzden kesinlikle balık çorbası için derim.



Sonra size ara sıcak ister misiniz diye soruyorlar. Bunlar kalamar tava, karides güveç ve tereyağlı karides. Üçünü de yedim, üçünden de pişman olmadım. Ben artık biraz tanınmış olduğum için bana üçünden de azıcık getiriyorlar =) çünkü tercih yapamıyorsunuz üçünü de tattıktan sonra. Bir de ilginç bir buluşları daha var ve ben bayıldım: Sebzeli balıklı sigara böreği (her ne kadar TDK sigaraya özendirici bulduğu için yeni ismi kalem böreği olsa da). Mutlaka tadın derim bu sigara böreklerinden !



Sonra geliyor en zor kısma. Çünkü bu sefer de size ana sıcak mı sunalım yoksa özel mezelerimizden mi sunalım diyorlar (bu arada meze diyorum ama sanmayın ki içkili bir mekan, içkisizdir!). İsterseniz mevsimin balığı neyse size ondan hazırlıyorlar, artık kağıtta mı, kiremitte mi, buğlaması mı daha güzel oluyorsa, o işi ustalarına bırakıyorsunuz. İsterseniz leziz levrek şişten sipariş ediyorsunuz. O da harika bir lezzet.



Benim gibi ikinci seçeneği tercih eder de mezelerden isterseniz, tabağınıza 5 dakikada bir getirip ilginç ve güzel bir lezzet koyuyorlar. Körili Kırlangıç, Fener Kavurma, Levrek Marina, Levrek Külbastı, Balık Kokoreç, Dil Menüer, Özel Soya Soslu Somon, Spagettili Levrek, Patlıcan Beğendi, Patlıcanlı İskorpit ve benim aşığı olduğum Lagos ! Bu saydıklarımın hepsi, balık yeme kültürünüz varsa, lezzet konusunda tavan yapmış harika spesyallerdir. Bir spesyalleri de Levrekburger, tatmadım ama eminim ki o da çok lezzetlidir.


Hem sıcakkanlı çalışanlar ve sahipleri hem de böyle leziz ürünler birlikte olunca, karşınızda da güzel bir sahil manzarası durunca, bunların üzerine bir sigara yakıp kahve söylemek de cabası oluyor.


Fiyat olarak çok ucuz diyemem ama sonuçta balık ve ilginç tatlar olduğunu da unutmayın derim. Lakin, Tuzla, diğer balık semtlerine göre daha ucuzdur, bunu da sakın aklınızdan çıkarmayın !


Benim mönüm: Balık Çorbası, Karides Güveç, Spesyaller ve fazladan spesyal Lagos !!




Ulaşımı konusunda bir bilgi vereyim. Tuzla sahilinde yer almakta olan mekan, otobüsle gelmek isteyenler için 130A ve 500ES otobüslerinin son durağında, 130 ve 133T otobüslerinin Tuzla Spor durağında inmeleri gerekmektedir.

Afiyet olsun !!

12 Temmuz 2012 Perşembe

Filizler Köfte - Tuzla


Pek çoğumuz Filizler Köfte'yi Üsküdar Salacak'ta Kız Kulesi'nin karşısındaki mekan olarak bilmekteyiz. Fakat gerçek Filizler Köfte, Tuzla'dadır. İlk defa 1994 yılında gittiğim bir mekandı. Eğer yolunuz düşer de Tuzla'ya giderseniz, oradaki mekanı daha da küçültün. Heidi'nin dedesiyle Alp Dağları tepesindeki kulübesi gibi bir yer hayal edin. En fazla 10-12 masanın olduğu, 40 kişiye zar zor yetebildiği bir mekan. İşte Filizler Köfte'nin marka olmadan önceki ilk halleri böyleydi. Filiz soyadına sahip, Eyüp, Osman ve Cengiz kardeşlerin birlikte açtığı bir mekandı. Lakin bazı ailevi sebeplerden 2007'de Filizler Köfte'yi 'bir marka' olarak bazı iş adamlarına devrettiler. Tuzla'nın tanınmış isimlerinden biri olan Eyüp Filiz, Filizler Köfte'nin bugüne gelmesinde çok büyük bir rol oynamıştır. Rahmetli annesi, (şu anda yediğiniz baklavalar, turşular, ayranlar.. hep onun tarifleridir.) harika baklavalar açan, enfes turşuları vaktinde kurup bize en güzel zamanında yediren, ayranı bir başka yapan, Ramazan'da Güllac'ına doyamayacağınız lezzetler katmıştır Filizler Köfte'ye.

Tuzla zaten köftesiyle meşhurdur ve Filizler de kendi köftesiyle meşhurdur. Şu şaaşasını yaşamasına sebep, az evvel ismini zikrettiğim kişiler.

Peki Filizler'de ne yenir, nasıldır ? Bir kere Filizler'de ilk yenecek yemek köftesidir. Fakat ben her zaman klasik Filizler Köfte tercih ederim. Kasap, kaşarlı ve diğer köfteleri de elbette güzel bir tada sahip ama ben klasik bir adamım. Öncesinde çorba içmek istiyorsanız, o sizin tercihiniz. Özel bir çorbası yok ama gayet lezzetlidir. Köfte'nin yanında püre ve pilav da gelmektedir. Arada ara sıcak olarak Mevsim Böreği seçmenizi tavsiye ederim. İlk defa 1994 yılında bu böreği söylediğimde tam 45 dakika beklemiştim. Tabi o zamanlar pek samimi değiliz, tanımıyoruz, haliyle merak etmiştim neden gelmediğini. Sonradan muhabbetimiz ilerledikçe olayın gerçek yüzünü öğrendim. Hazırlaması pek bir zahmetli bir börekmiş. O sırada da ellerinde olmadığı ve rahmetli annemiz evde yapmakta olduğu için hemen bir koşu gidip almışlar hazırlananları. Daha ilerki safhalarda anlatmışlardı tarifini ama hakikaten su böreği kadar uğraştırıcı. Bu tadı başka bir yerde bulabileceğinize ihtimal vermiyorum. Anca gelip burada yiyen ve taklidini yapmaya çalışan mekanlar olabilir, fakat orjinal Mevsim Böreği, Filizler'dedir. Paçanga Böreği'ni de güzel yapan nadir mekanlardan biridir.

Tatlı olarak kesinlikle baklava ya da kadayıf tercih ediniz. Eski vakitler olsa yaklaşan Ramazan'da mutlaka Güllaç yiyin derdim ama şu anda güllacı kim yapıyor, nasıl yapıyor bilmiyoruz.

Fiyatları da çok öyle uçuk değil ! Mekan-performans-kalite üçlüsü olarak mâkul fiyatlar ödersiniz.
Benim favori menüm: Mercimek Çorbası - Filizler Köfte - Mevsim Böreği (bi 3-4 tane =) ) ve Ayran !
Ayranının tadı da hiç bozulmamıştır. Sürahi ayran tercih edin derim.

Bu arada mekanla ilgili bir not daha. Eğer giderseniz masalardaki cam kesitlerin altında peçetelere yazılmış duygu-düşünce-dilekler bulursunuz. Yıl 1995, bir gün orada yemek yiyorum ve ekranda Mustafa Sandal'ın Onun Arabası Var şarkısı çalıyor. O sırada aklıma bir şey geldi, peçeteyi aldım: Filizlerin Köftesi var, güzel mi güzel, Böreği de var çıtır mı çıtır, Ayran da koydu mu soğuk da soğuk, onun için Filizler Köfte'nin şansı çok.. yazdım. Ben onu gittim peçeteliğin üzerine koydum. İki gün sonra tekrar geldiğimde onu cam kesitin altına koymuşlardı. Şimdi Filiz'lerin en büyük ritualidir bu. Gittiğinizde onları görürseniz "acaba bunu kim yapmıştır" diye düşünmenizi istemedim ;)

Afiyet Olsun !!