kocaeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kocaeli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2014 Pazar

Kebap Dünyası - Şekerpınar

Mekan organize sanayilere, bu mevkideki bankacılık üslerine falan yakın ve buraların çalışanlarına hitap ediyor. Müstakil bir yapı ve orta büyüklükte bir yer. Ahşap ve eski görünümlü masa ve sandalyelere de bakılırsa bulunduğu mekanın tecrübelilerinden. Tabi buralar nispeten yeni sanayileşen yerler olduğundan geçmişi 10-15 yılı da aşmaz sanıyorum.

Cağ'dan önce sırayla çorbaları, salatası, yoğurdu, tatlısı ve çayından bahsetmek istiyorum.

Çorba: Kelle-paça, tuzlama, işkembe, mercimek çorbaları var. Hepsi de eli yüzü düzgün çorbalar. Yani canınız bunlardan çekti mi gidilir, içilir, tatmin olunur çıkılır. Ama bunların en iyi örneklerinden değil bunu da belirtmek lazım.

Salata: Gavurdağ salatasını yedim. Salata çok sevmeyen biri olarak "ekşi" deyip geçicem.

Yoğurt: Manda yoğurdu güveçte geliyor ve gerçekten güzel.

Tatlı: Hocam bir tatlı tabağı yapıyorlar, içinde kadayıf dolması (yumuşamış), kabak tatlısı (tahinli) ve kemalpaşa tatlısı var. Bir de ortaya orta kıyılmış fındık ve ceviz tabakları geliyor ki damak tadınıza göre süsleyesiniz. Biz "tatlıların şerbeti" + "tahin" + "fındık/ceviz karışımı"nı beğendik deyim anlayın.

Çay: Son derece normal, ortalama bir çay. Bunu yazıyorum çünkü bazı yerlere sırf çayı için giderim diyorsunuz. İleriki yazılarımda bahsedersem bunda bu kıyas eksik kalmasın dedim.

Şimdi gelelim cağ kebabına. Arkadaşlar maalesef cağ kebabının tadını yoğun karabiber ve soğan kokusundan seçemedim. Bu yüzden bir yorum yapamıcam....deyim anlayın.

Son olarak da fiyattan bahsettikten sonra bir fiyat performans kanaati belirtip toparlıyım. Çorba + salata + yoğurt + 3 şiş cağ + içecek 45 TL civarına patlıyor. Yani hakkaten patlıyor. Bu da fiyat performans oranını oldukça olumsuz yönde etkiliyor maalesef. F/P oranına 10 üzerinden 3 veriyorum. Bu tamamen şahsi bir kanaat tabi. Cağ'dan karabiber ve soğan oranını azaltıp, tatlıları iyileştirirlerse bu oran 6 ya çıkar ama bu fiyatla daha yukarı çıkamaz. 

Not: Başka kebap çeşitleri de var ama cağ'dan sonra (fiyatını da görünce tabi) bir daha gitmek nasip olmadı.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Şahistan Cağ Kebap - Darıca

Alakasız Giriş: Uzun hem de çok uzun bir aradan sonra tekrar merhaba sevgili okurlar. Şöyle bir bakıyorum ben yazmayalı neler olmuş neler. Bir dünya kupası, bir olimpiyat geçmiş; Suriye’de ayaklanma, Mısırda iki devrim olmuş. Bunlar yetmemiş faizler Hanya’ya, dolar Konya’ya dayanmış. Erkek Bülent bir kadın, Yalova desen il olmuş anasını satayım. Boğazın üstüne üçüncü köprü, dibine Marmaray kurulmuş. Ve daha neler neler. Yazdığım gelişmelerin konumuzla hiçbir alakası olmadığının farkındayım ki başına alakasız yazdım. Zamanını harcayıp bu satıra kadar okuyanlara yüce Allahtan sabır ve salih amel diliyorum.

Esas Konu
Fiyat: Daha önceki yazılarımı bir şekilde okuma gafletinde bulunanlar bilir benim için önce hijyen ve maliyet gelir. Şaka lan şaka hijyen gelmez. Hijyenin geçmişini fondikliyim; benim için önce fiyat ve lezzet gelir. O kadar.
Yurdumun dört bir köşesinde en mühimi de Erzurum’da cağ kebabı yemiş bir insan evladı değilim. Hele o ocağın dumanını yutmuş; yaz sıcağında kan ter içinde ateşi yellemiş hiç değilim. Fakat bugüne değin İstanbul’un türlü ilçesinde türlü mekanlarda(en fazla üç kere) bu meledi tatma imkanım oldu. Nerde bir cağ kebapçısına gitseniz “aha bu sefer sağlam saplayacaklar” hissi mutlaka size de oluyordur. Evvela fiyatı yüksek olan bu mekanların standart bir porsiyon ve sabit bir sunum anlayışı olmaması insanı her daim yusuflatıyor. Ulan ben dur deyinceye kadar şiş gelecekmiş de sipariş etmeden yoğurt salata donatacaklarmış da… Yaa bak yazarken bile strese giriyorum. Ben ne yiyeceksem onu getir arkadaş. Yemek yerken ne hesap geleceğini bileyim istiyorum; çok mu şey istiyorum?
He işte bu Şahistan kazıkçı cağ kebapçılarına bir tepki olarak kurulmuş resmen. Su bile içmeden iki şiş cağ yiyip kalkabiliyorsun güzel kardeşim. Şişin tanesi 6 lira. Lavaşa yüklenirsen iki şişle bile doyabiliyorsun. Aşağıdaki TÜİK tüketici fiyat endeksi baz alınarak hazırlanmış grafikten firmanın fiyat/lezzet endeksindeki yerine göz atabilirsiniz.

Lezzet: Tüm milli, kültürel, manevi, örfi ve de ananevi hislerimden sıyrılarak ifade ediyorum ki çok lezzetli lan bunların cağ kebapları. Etler yumuşacık, bol yağlı. Dikkat edin yağlı derken şaka yapmıyorum; ciddi yağlı lan. Böyle yerken ağzının kenarından sızan yağ boğazını aşıp koynuna akar, o derece. Gidin bütçeniz ve mideniz yettiğince kıtlayın* kebapları.
Hizmet: Mekan genel itibariyle temiz duruyor. Böyle bal dök yala hesabı değil ama öyle tiksinecek bir şey de görmedim şahsen. Yani diyeceğim o ki Pelinsu’yla rahat gidilir; Ikıncan’la gitmek riskli olabilir. Servis hızına gelince gayet seriler diyebilirim. En fazla 5 dakkada ilk şiş önünüze gelir. Mekan kalabalıkken bu süre 10 dakkayı bulabiliyor. Zamanınız o kadar kıymetliyse ta Darıca’da ne işiniz var; evinizde oturun makarna yiyin.

*Bu vesileyle konuyla en ufak bir bağlantısı olmayan aşağıdaki yersiz ve de yöresel fıkrayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sonunda gülmezseniz en yakındaki Erzurumluya danışın; bana bulaşmayın.
Erzurum'a yeni tayin olan bir mülki amirin karısı, sokakta yürüyormuş. Tabii cemiyet hayatının bir ferdi olduğu için boynunda da tilki kürkü varmış.
Bunu gören yardımsever dadaşımız, "baci, baci!" demiş, "dalan gudik tırmanir!". Kadın ne dendiğini anlamadığı için alınıp "ne diyosun sen be!?" deyince dadaş küsmüş: "beğene, kıtlarsa kıtlasın."
**Grafik tamamen uydurmadır.